Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle Arşiv RSS
ANASAYFA KOMŞULAR UYANSA YETER! YAZARLAR KÜNYE İLETİŞİM
KÜLTÜR SANAT BİZİM KİTAPLIK AKTÜALİTE TARİH POSTASI EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE DOSYA GEÇMİŞ DOSYALAR ARŞİV
YAZARLAR UĞUR GÜVEN
12
14
16
18
12/09/2013 12:00
Uğur GÜVEN - UNUTUŞ

(Hikâye)

-‘Bu kızı unutacaksın’ dedi çingene falcı, avucunda tuttuğu baklalara bakarak.

            Unutma sözcüğü bir anda Ayten’in dimağında onulmaz yaralar açıverdi. Umutları, geleceğe ait düşleri, kışkırtıcı hayalleri sönüverdi. Ruh çökünce beden nasıl ki tez elden toprağa gömülmeliydi, sonucu hakkında kehanette bulunulan bu ilişki de vakit kaybedilmeden bitirilmeliydi.

            Gerçi Bilal ile Ayten hala el ele tutuşuyorlardı. Lakin ne yürüyecek yolları, ne konuşacak bir konuları ne de paylaşacakları bir hayalleri kalmıştı. Kabirde bile devam edecek bir aşkı kıytırık bir falcı, üstelik tek bir kelime ile böyle bitirebilir miydi?

            Falcıya kadar sıradan bir kelime olan, her gün konuştukları, duydukları bir fiil artık onlar için apayrı bir derinlik taşıyordu, bilhassa Ayten için. Yine sevinç veren anıları, yürekler burkan acıları, sevgileri, nefretleri unutacaklardı, fakat belli ki falcının kurduğu cümledeki unutma sözcüğünü unutamayacaklardı.

            Sanki Bilal’in diline kezzap suyu dökülmüştü, Ayten’in kulağına kurşun. Konuşmadan, göz göze gelmemeye özen göstererek yürüdüler.

            ‘Aldatılma, terk edilme, ihanet hatta tecavüz bir iltifat kalır unutulmanın yanında’ dedi Ayten iç çekerek, sesinde ikna tonu olmadan. ‘Unutulmak kaderimse bile tahammül edemem. Sevmiyorsan hiç yoktan nefret edebilmelisin benden. Unutmamış olursun böylelikle. Gözlerden uzak, gönüllerden ırak düşmeye razıyım, hatırlanmak emelindedir benliğim. Yoksa ne anlamı kalacak düğün derneğimizin, sıcak ekmeklerimizin, el ele tutuşmalarımızın, ağladığımda sesimi duymayacaksan, ismimi anmayacaksan, dua etmeyeceksen, ölürsem ruhumu şad kılmayacaksan?’ diyerek Bilal’in ellerini usulca bırakıverdi.

            Bilal, elinin Ayten’in ellerinden ayrılınca iç enerjisinin dağıldığını hissetmekte gecikmedi. Gözü kara bir delikanlı idi, kalbi henüz yalama olmamıştı ama şimdi kalbi boşa dönen değirmen taşı gibi çarpıp duruyordu. Şaşkınlığının, kararsızlığının sınırı yoktu. Daha önce bir sorunla karşılaştığında ‘hepsini kökünden kazırız’, ‘tuttuğumuzu koparırız evvel Allah’ gibi cümleler kurardı, ancak şu an ne diyeceğini bilemiyordu.

            ‘Ben nerede hata ettim?’ diye geçirdi içinden. Falcının zırvasını dinlemekle mi? İstişare ya da istihare bile gündemde yokken bu falcı nereden karşılarına çıkmıştı?

             Sessizlik konuşmaktan çok daha fazla şeyler anlatıyordu her ikisine de, bir tokat gibi iniyordu suratlarına.

            Bilal konuşmaya nereden başlayacağını kestiremiyordu. ‘Unutmamak yalnız Allah’a mahsus bir fiildir’ dedi ilkin boğuk bir sesle. Bu ilk cümlesini ‘senin Rabbin unutkan değildir’ ayetinin hem metnini hem anlamını okuyarak pekiştirdi. Unutmak yaşamın bir parçasıdır, ölüm gibi. Hafıza-ı beşer nisyan ile malüldür dememiş mi atalarımız? Ben de bir beşerim, şaşarım, unuturum. Ama seni mümkün değil unutmam’ dedi.

-‘Unutulmanın avuntusu olmaz. Unutmanın izafisi hiç olmaz, telafisi de. O halde izahı da yapılmaya çalışılmamalıdır. Bari sus’ dedi Ayten.

            Bilal derin bir vicdan muhasebesine daldı. Vicdan adil bir yargıçtı. İmkanlar ve zaaflarla yüklü karmaşık bir varlık olan insan inancını, davasını, hedeflerini, üzerinde durduğu zemini ve kader birliği yaptığı arkadaşlarını unuttuğunda değersizleşiyordu. ‘sen ayetlerimizi unuttun, bugün de sen unutulacaksın’(Taha Suresi) denilecekti kendisine yeniden diriltildiğinde.

    Bilal, yüreğindeki unutma korkusunun yerini unuttuklarını bulma kararlılığına bıraktığını görerek bir nebze teselli buldu.

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


 

                            

YAZARLAR
UFUK KÜÇÜK
--------UFUK KÜÇÜK----PİŞMANLIĞA MUŞTU---
SEDA Ç.
SAYIN SEN
YİĞİT KOÇ
İYİLİK ANLAYIŞLARI
UĞUR GÜVEN
----------ŞAŞIRMAK HAKKINI ELDE BULUNDURMAK-------------
REŞAT BAŞER
OSMANLI TUĞRASI BİZDEN ÖNCE
SAMİ EREN
SAHİ, İSMET ÖZEL 15 TEMMUZ AKŞAMI NEREDEYDİ?
RIFAT TÜRKARSLAN
DİNDARLIK
ASYA DENİZ
----ASYA DENİZ----SİYASETİ HEYBENİZDEN ATIN BİR KENARA
YASEMİN KARAMANLI
BAYRAM EĞLENCE MİDİR?
CİHAD YURDABAKAN
CEMİL MERİÇ:ENTELEKTÜEL BİR ÜS
TUĞBA ÖZDEMİR
ÖFKELİYİM
RAMAZAN EGE
----MEZHEP SAVAŞLARI YAHUT BİRLİKTELİK KAYGILARI ----
TAYFUN DEMİR
KISA NOTLAR -I-
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay | bu yıl
İstatistik

Site En iyi Mozilla Firefox ve Chrome Tarayıcısıyla 1024x768 Çözünürlükte Görüntülenir. Tüm Hakları Saklıdır.

AKLIMIZA DÜŞÜNCE 2011

EDİTÖR