Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle Arşiv RSS
ANASAYFA KOMŞULAR UYANSA YETER! YAZARLAR KÜNYE İLETİŞİM
KÜLTÜR SANAT BİZİM KİTAPLIK AKTÜALİTE TARİH POSTASI EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE DOSYA GEÇMİŞ DOSYALAR ARŞİV
YAZARLAR UFUK KÜÇÜK
12
14
16
18
22/06/2015 23:09
---UFUK KÜÇÜK---HİSSEDİLMEYEN YANLIŞLAR YA DA ....

HİSSEDİLMEYEN YANLIŞLAR YA DA

BİR ZİHİN EROZYONUNUN DURAĞI;

                                               RAMAZAN

UFUK KÜÇÜK

            İleriye doğru attığımız her adım, bizi geçmişimizden uzaklaştırma adına, bin adıma tekabül etmeye başladı. Yaşadığımız bu akıl almaz ayrılışa paralel olarak artan hissedilmez yanlışlarımız oldu. Bütün doğruların zahirde, pratikte ve somut olarak kaldığı çağımızda yaşanan fikrî, düşünsel bozuluş, hissedilmez yanlışlarımızın ilk sırasında yer aldı. Hayatımızın hemen hemen her alanına sıçrayan düşünsel sapma ibadetlerimize de bulaştı.

            Günlük hayatta, İslami değerlerimizin aksine gelişen çeşitli olayların yanlışlığına hükmetmek çok zor olmasa gerek.  Fakat artık hiç kimse, herkesin kolaylıkla fark edebileceği zahiri ‘’ yanlış kartı’’ oynamıyor. Bunun yerine, iblisin tam da ‘akıl çağına’ yaraşır bir tuzağıyla hareket ediliyor. Bu tuzak ise daha önce de bahsettiğimiz ’’hissedilmez yanlışlar’’. Yani doğrunun içerisini enjekte edilmiş, doğrudan yana duran sempatik yanlışlar. İşte Müslümanlar olarak bizlerin, yaşadığı fikrî bozukluk tam da burada başlıyor.

            Bu kısa girişten sonra asıl değinmek istediğim konuya geleyim. Malum önümüzdeki günlerde Allah nasip ederse Ramazan ayına gireceğiz. Bu vesileyle aslında her Ramazan yazmak istediğim ancak bugüne nasip olan, Ramazan ayı için ayrıntı gibi görünen bir meseleye değinmek istiyorum. Ayrıntı gibi görünen diyorum çünkü bu ayda yazılıp çizilenler –istisnalar hariç- genelde bilinen istikamette oluyor. Ramazan ayının öneminden ayrıca uzun uzadıya bahsetmeye gerek yok sanırım. Mükâfatını bizzat Rabbimizin üstlendiği bir ibadetin önemi gün gibi ortadadır.

            Aslında bu son cümle ile konuya giriş yapmış oldum. Ramazan’a dair iki önemli kavram zikrettim. B. Niyet de Rabbimize kurbiyet amacı ile hâsıl olur. Niyet hakkında söylenmesi gereken maddelerden biri de onun kalben olması gerektiğidir.  Hatta çoğu zaman kalbî niyet lafzi niyet olmaksızın makbul sayılmıştır. Burada nafileler itaatle ibadete dönüşür kaidesi de hemen akla gelmeli. Zira bir ayrım yapmamız gerekecek. Bir kimsenin günlük hayat içerisindeki davranışlarını salt fiilden alıp ona ibadet giysisini giydiren ziynet, niyettir. Tabi bu zoraki bir şart değildir. Yani kişi, bütün davranışlarını ibadet niyeti ile yapması hususunda zorlanmaz. –Tabi akıllı Müslüman attığı adımı dahi bu bağlamda değerlendirmeye bakar. Orası ayrı bir mesele.-  Fakat niyet şartı her ne kadar günlük hayattaki sıradan davranışlar için zoraki değilse de farzlarda durum değişmektedir. İşte ayrımını yapacağımız husus burasıdır. Oruç ibadetinin de farz olduğu göz önünde bulundurulduğunda Müslümanların hissedilmez yanlışları su yüzüne çıkmaya başlıyor.

            Oruç ibadetinin en önemli hususlarından biri insanın arzularını frenlemesidir. Hatta bu husus oruç ibadetinin rüknüdür. Fakat gel gelelim Müslümanların alışveriş merkezlerini en çok ziyaret ettiği ay Ramazan ayı olmaya başladı. Yeme içmeyi oruç saatlerinde kesen Müslüman iftarla sahur arasında üç günlük yemek yemeye başladı. En âlâ sofralar bu ayda kurulmaya başlandı. Oruç ayını ziyafete çeviren Müslüman, fakirin ve aç kimselerin halini anlamak için imsakla iftar arasını yeterli görmeye başladı. İftar yemeği birkaç hurmadan ibaret olan ‘’üsve-i hasene’’sini unutup, karnını şişirdikçe şişirmeye başladı. İtidal nedir hatırlamayan saim müminler saatlerce aç kalmalarını, tıka basa yemek için yeterli sebep gördü. Buradan, iftarı aç açına geçirmeliyiz ana fikri çıkarmak, bu paragrafı yazmak için yazdığım giriş yazısını anlamamak olur. Ben, Müslümanlar olarak doğruların içine kattığımız yanlışları göstermek istiyorum. 

            Daha önce de bahsettiğimiz gibi oruç bir ibadettir. Yani Allah’a yakınlaşmanın aracıdır. Müslümanların maddi zevklerini frenlediği kadar manevi halini artırması bu ayın gereklerindendir.  Fakat iftar vaktiyle başlayan TV programları, alanlara kurulan Ramazan eğlenceleri(!) Müslümanların bu hususta kafasını yeterince karıştırmış gözüküyor.      Müslümanlar İftarla beraber kendisine helal olan yiyip içmenin yanına manevi halden feragati de katmaya başladı. Yiyip içmenin orucu bozduğu gibi Ramazan’ın ruhuna aykırı davranışların da onu zedelediğini unutmaya başladı. Niyetini tazelemeyen Müslüman gündüz aç susuz kalmasıyla yetinmeye başladı. Tüm bu yanlışlar ustaca, doğrunun içerisinde saklanmış halde bulunuyor.

            Değinmeden geçemeyeceğim bir başka yanlış ise oruç ibadetine verilen önemin anlamının kaybolması halidir. Yani oruç ibadeti Müslümanlar arasında sırf ibadet olduğu için, Allah’a yakınlaşma olduğu için önem kazanmış değil. Sahurdan iftara, teravihten imsaka kadar salonlarda düzenlenen eğlencelerle, Hacivat Karagözlerle oruç ayı kültürel etkinliğe dönüştüğü için böylesine önem kazanmış durumdadır. Sonuç ise namazsız oruç tutan milyonlarca Müslümanın varlığıdır.

Sonuç olarak;

Orucun ibadet boyutundan çıkarılıp Müslümanlara nasıl servis edildiğini,

Müslümanın arzularını frenlemesi gerektiği bir ayda nasıl daha çok yemek yediğini,

Oruç tutup arada teravihe giden Müslümanların farz namazlarını nasıl unuttuklarını,

İbadetin ayyuka çıkması gereken bir ayda Ramazan etkinliklerinin nasıl yaygınlaştığını,

Boykot ettiğimiz ürünlerin, Ramazan’ı gözümüzün içine sokarcasına nasıl kullandığını,

Ramazan’ın camilerden salonlara nasıl taşındığını,

İtikâf ayı olması gereken Ramazan’ın şov ayına nasıl dönüştüğünü,

İmsak ayı olması gereken Ramazan’ın israf ayına nasıl dönüştüğünü,

Bir kez daha ciddiyetle düşünmek zorundayız. Zira doğruların içinden ayıklanması gereken yanlışlar kabarık durumda. Ramazan bitebilir. Ama imtihan bitmiyor. Bir ipucu;

Yüzde sıfır nokta bilmem kaç ile verilecek bayram kredileri kendini masiyetten beraat ettirmiş Müslümanları beklemektedir!

Önceki Yazılar :

  Yorumlar

1 Ünal demirel 2016-01-21
Arife eşyadan esma görünür Cümle esmadan müsemma görünür Niyaziden de mevla görünür Adem isen semma vechullahı bul Her kande güzel Allahı bul

«« İlk Sayfa    « Önceki      Sayfa 1      Sonraki »    Son Sayfa »»
   (Toplam 1 Kayıt )   

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


 

                            

YAZARLAR
UFUK KÜÇÜK
ZAMANSIZ, MEKÂNSIZ BİR HATIRA
SEDA Ç.
SAYIN SEN
YİĞİT KOÇ
İYİLİK ANLAYIŞLARI
UĞUR GÜVEN
----------ŞAŞIRMAK HAKKINI ELDE BULUNDURMAK-------------
REŞAT BAŞER
OSMANLI TUĞRASI BİZDEN ÖNCE
SAMİ EREN
SAHİ, İSMET ÖZEL 15 TEMMUZ AKŞAMI NEREDEYDİ?
RIFAT TÜRKARSLAN
DİNDARLIK
ASYA DENİZ
----ASYA DENİZ----SİYASETİ HEYBENİZDEN ATIN BİR KENARA
YASEMİN KARAMANLI
BAYRAM EĞLENCE MİDİR?
CİHAD YURDABAKAN
CEMİL MERİÇ:ENTELEKTÜEL BİR ÜS
TUĞBA ÖZDEMİR
ÖFKELİYİM
RAMAZAN EGE
----MEZHEP SAVAŞLARI YAHUT BİRLİKTELİK KAYGILARI ----
TAYFUN DEMİR
KISA NOTLAR -I-
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay | bu yıl
İstatistik

Site En iyi Mozilla Firefox ve Chrome Tarayıcısıyla 1024x768 Çözünürlükte Görüntülenir. Tüm Hakları Saklıdır.

AKLIMIZA DÜŞÜNCE 2011

EDİTÖR