Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle Arşiv RSS
ANASAYFA KOMŞULAR UYANSA YETER! YAZARLAR KÜNYE İLETİŞİM
KÜLTÜR SANAT BİZİM KİTAPLIK AKTÜALİTE TARİH POSTASI EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE DOSYA GEÇMİŞ DOSYALAR ARŞİV
YAZARLAR REŞAT BAŞER
12
14
16
18
07/06/2014 19:42
REŞAT BAŞER - “ARAKAN” ARAF’TA KALAN İNSANLIK -1-
“ARAKAN” ARAF’TA KALAN İNSANLIK -1-
BANGLADEŞ’E AİT YÜREĞİMİZ
REŞAT BAŞER
             Bangladesh – Arakan kamplarına Ramazan Bereketi ulaştırmak üzere yol hazırlıklarımız son aşamasında. Bölgeye gidecek 7 kişilik ekibimizde Ankara’dan Eğitim-Bir- Sen Başk. Yard. Ali Yalçın, Gönüllü Numan Gökmen, Van’dan Mustafa Özbey, İstanbul’dan gönüllülerimiz Salih Ömer Baraklarlı ve Ömer Karabıyık’la birlikte İHH basın biriminden Kadir Günyol kardeşimizle birlikte bir haftalık program için son kontrollerimiz yaptık. Hepimiz Ramazan’ın ilk günlerini Bangladeshli ve Araka’ndan göçe zorlanan Müslümanlarla birlikte olmanın heyecanı içendeydik. Bölgenin son günlerde yaşadığı olumsuz gelişmeleri basından takip ediyorduk. 
            Bir haftalık yolculuğa çıkacağımız kardeşlerimizle ortak hissiyatımız insani yardımı mazlum coğrafyalara ulaştırmaktı. Tüm bu düşünceler arasında pilotun Bangladeş’e 6 saat 50 dk sürecek yolculuğumuz anons ediyordu. Dhaka İnternational havaalanına indikten sonra vize işlemlerine başlıyoruz. Vize memurları işlemlerimizi ağırdan alıyor ve neden geldiğimizi sorguluyorlardı. Bangladeş yönetiminin, Arakanlı mültecilerden duyduğu rahatsızlığı Ülkeye girenlerin yardıma gelip gelmedikleri düşüncesiyle sorgudan geçirdiklerini biliyorduk. Galiba onlar da bildiğimizi biliyormuşça

sına sorgularına 3 saat devam ettiler.  Biz de bu süreçte gezi amaçlı geldiğimizi ifade ederek işlemlerin sonuçlanmasını sabırla bekledik. Beklediğimiz sonuç ise, idare amirinden geldi. Otel rezervasyon bilgilerini teyit etmek üzere beklettiklerini ifade ederek, Özür diledikten sonra işlemlerimizi gerçekleştirerek Ülkeye girişimize salık verildi. Dhaka’dan program ilk ayağı olan Chittagong şehrine uçmak üzere iç hatlar terminaline geçiş yaptık. Bizi iç hatlarda karşılayan kardeş kuruluş yetkilisiyle kucaklaşarak ilk sıcak teması gerçekleştirdik! Bir dosta ulaşmış olmanın güveni içinde tanışma işleminin ardından yakın olan uçuş işlemlerini yaparak yola koyulduk. 
              Bir saatlik Bangladeş’in semalarında ki alçak uçuşumuzun ardından 2. Büyük şehir olan Chittagong’a iniyoruz. Havaalanında bekleyen gençler ile kucaklaşarak konaklayacağımız otele geçiyoruz. İlk gün uzun yolculuğun ardından istirahat ile bir sonraki günlerin yoğunluğuna hazırlık yapıyoruz. Günün ilk ışıklarının ardından Arakanlı mültecilerin yaşadığı Cokaria bölgesine ulaşarak 300 aileye Ramazan Bereketini ulaştırıyoruz. Bizleri sevinçle karşılayan kalabalığa Türkiye’den yüklendiğimiz sevgi ve kardeşlik mesajlarını ileterek Cox’s Pazar yolumuza devam ediyoruz. Akşam saatlerinde vardığımız şehirden gün batımı yanında gökkuşağının renkli manzarasıyla karşılanıyoruz! Sahil yakınlarında bulunan otelimize istirahata geçerek sabah sahurla birlikte yola koyulmanın planlarını bitirmiştik. Sahur saat 03.40 civarında yerini Sabah ezanına bıraktığında bizlerde Arakanlı Müslümanların Ramazan ayının gelmiş olmasına rağmen herhangi bir yardımın ulaşmamış olması üzüntüsü nüde içimize yerleştiriyoruz. 
               Yol boyunca Burma topraklarıyla sınır olan Naf Nehri boyunca ilerliyoruz. Bu nehir’in şahitlikleri ve masumların kanlarını uzaklara taşıdığını düşlüyoruz. Burma toprakaltında zulüm altında olan Müslümanların boğulmayı göze alarak kurtuluşa kaçtıkları bu nehir çoğu zaman onları Cennete taşımış! Karşıya geçenler ise, nispeten de olsa özgür olarak yaşayabiliyorlar. Fakat bu tarafta da açlık ve yokluk ile yeni bir imtihana tabi tutuluyoruz! Cox’s Pazar da bulunan 4 kamptan Kotopalong kampı kayıtsız olması nedeniyle yardımlar bu kampa ulaştırılamıyor. 100 – 150 Bin kişinin kampta yaşadığı tahmin ediliyor. Hayat standardının olmadığı kampta ayakta kalabilmek bile başarı olarak görülebiliyor! Ramazan heyecanıyla çocuklarımıza renkli elbiseler aldığımız bu günlerde sağanak yağmur altında elbisesi olmayan çocukların her şeye rağmen sevinç içinde koşup oynadıkları şahit olabiliyorsunuz. Çocukluklarını toprağın ve doğal hayatın içerisinde doya sıya geçiren bu minik yürekler, büyümemeyi arzu ediyorlar. Hep aynı kalıp her türlü sorun ve sorumluktan uzata kendi oyunlarına devam etmek istiyorlar. Birilerinin oyunlarına alet olan gelecekleri ise henüz idrak edemedikleri uzaklıkta onları bekliyor olacak. Tüm dünyanın duyarsızlaştığı Arakanlı Müslümanları yaşadığı zorluklar, adeta kendi hallerine bırakılarak ölüme terk edilmişler. Bu konuda sorumluluk hissedenleri yeniden bismillah diyerek ellerini taşın altına koyarak gereken çalışmayı yapmaları gerekmektedir. 
 
-devam edecek-
 
Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


 

                            

YAZARLAR
UFUK KÜÇÜK
ZAMANSIZ, MEKÂNSIZ BİR HATIRA
SEDA Ç.
SAYIN SEN
YİĞİT KOÇ
İYİLİK ANLAYIŞLARI
UĞUR GÜVEN
----------ŞAŞIRMAK HAKKINI ELDE BULUNDURMAK-------------
REŞAT BAŞER
OSMANLI TUĞRASI BİZDEN ÖNCE
SAMİ EREN
SAHİ, İSMET ÖZEL 15 TEMMUZ AKŞAMI NEREDEYDİ?
RIFAT TÜRKARSLAN
DİNDARLIK
ASYA DENİZ
----ASYA DENİZ----SİYASETİ HEYBENİZDEN ATIN BİR KENARA
YASEMİN KARAMANLI
BAYRAM EĞLENCE MİDİR?
CİHAD YURDABAKAN
CEMİL MERİÇ:ENTELEKTÜEL BİR ÜS
TUĞBA ÖZDEMİR
ÖFKELİYİM
RAMAZAN EGE
----MEZHEP SAVAŞLARI YAHUT BİRLİKTELİK KAYGILARI ----
TAYFUN DEMİR
KISA NOTLAR -I-
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay | bu yıl
İstatistik

Site En iyi Mozilla Firefox ve Chrome Tarayıcısıyla 1024x768 Çözünürlükte Görüntülenir. Tüm Hakları Saklıdır.

AKLIMIZA DÜŞÜNCE 2011

EDİTÖR