Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle Arşiv RSS
ANASAYFA KOMŞULAR UYANSA YETER! YAZARLAR KÜNYE İLETİŞİM
KÜLTÜR SANAT BİZİM KİTAPLIK AKTÜALİTE TARİH POSTASI EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE DOSYA GEÇMİŞ DOSYALAR ARŞİV
YAZARLAR REŞAT BAŞER
12
14
16
18
10/07/2014 21:58
ARAF’TA KALAN İNSANLIK -2-
“ARAKAN” ARAF’TA KALAN İNSANLIK -2-
REŞAT BAŞER
 
                 Kotopulong kampında 3.400 aileye yardımlarımızı yoğun sağanak yağış altında devam ediyoruz. Yağışa aldırmadan binlerce kişi bir miktar kumanya paketini alabilmek için aile bireyleriyle yeryüzüne inen rahmete muhatap ta oluyorlar. Yağmurun bereketiyle olsa gerek herkes düzenli bir şekilde binlerin arasından kendine gelecek sırayı sabır ile bekliyorlar. Arakanlılar, ayakkabıları veya elbisesi olmayan çocukların durumlarından çekinmeden bizi insanlığımızdan utanmaya davet ediyorlar! Mazlum olarak sığındıkları Bangladesh topraklarında yeni bir zulüm içinde kalmış olmalarını Rableri dışında kimseye şikayet olarak iletmiyorlar. Sağlık imkânlarının hiç olmadığı kampta bulaşıcı hastalıkların kol geziyor olması daha bir üzücü manzara ortaya çıkartıyor. Her evin başından geçerken size bir şeyler anlatmaya çalışan yetişkin – çocuk – yaşlı görüyorsunuz. Birkaç tanesine ses verdiğimizde ise gözyaşlarınızın izinsiz yerlerini terk ettiğini hissediyorsunuz. Yaşadıkları sağlık sorunlarından dolayı uzuvlarını kaybedenler veya bulaşan mikrobun yarayı dağladığı manzaralar, bizim de yüreklerinizi dağlıyor. Gönüllü arkadaşlarımızla hemen tependen bütün kampı görebilen hakim bir noktaya çıktığımızda görünen manzara daha bir iç burkan cinstendi. Topraktan inşa edilen binlerce evin üstünü siyah naylonlarla işaretlenmişçesine temaşa edebiliyorsunuz. Kotopulong kampı Arakanlıların sağ kalanların sığınma kapısı olmuş. Birkaç gün önce yağan yağmurda 7 Arakanlı hayatlarını kaybetmiş. Arakanlıların gözlerinden, İnsan sağlığının değerini kaybettiği topraklarda kalıcı çözümler üretecek ve bu mazlum halkın hayata dâhil edileceği günler beklediklerini anlıyoruz.
               Diğer bir kampa Teknafa devam ediyoruz. Fakat yardım ekibi olarak Kotopulong kapında yaşanan dram zihinlerimizi işgal etmeye devam ediyor. Hepimiz açısından bu yaşanan insani drama karşı neler yapılabileceği geçiyor. Yol boyunca istişarelerimiz devam ediyor. Teknaf kampının BM’nin kayıtları arasında olması nispeten yardım yapılıyor anlamına geliyormuş’ fakat yaşam şartlarına bakınca ise kampta yaşayanların sadece kayıtlı olduğu dışında durumlarında bir değişiklik göremiyoruz. Teknaf kampının içerisinde yaşayan Arakanlıların dramları diğer kamplardakilerden çok ta farklı değil! Mazlum kardeşlerimiz kendilerine uzatılacak bir şefkat elini bekliyor olacaklar. Bu elin nereden ve nasıl geleceği onlar açısından bir önem arz etmiyor. Bizler Ümmetin farklı coğrafyasından gelerek kalbi mazlumlar için atanlar olarak Arakanlı kardeşlerimizle olmaya devam edeceğiz.
             Kamplara ulaşmak üzere kanlı nehir boyunca gittiğimiz yolu bu sefer daha farklı duygularla geri dönüyoruz. Bizler Arakanlı kardeşlerimizin yanında olmazsak bunun vebalını ödeyemeyiz. Cox’s Pazar’a a geri döndükten sonra Limana geçerek buradan Mohaşkale adasına geçmek ve yetimlerle kucaklaşmak üzere bot kiraladık. Ada’ya 20 dk süren bot seferinin ardından ulaşıyoruz. Hayat standartlarının oldukça düşük olduğu ve insanların geçimlerini sağlayacak arazilerin olmadığını görüyoruz. Sokaklarda ayakları çıplak doya sıya koşan, henüz yeni başladığı oyununa odaklanan çocuk gruplarını görüyoruz. 

 
      Hayatın sorumluluklarının farkında olmadan sadece oyunlarına odaklanmış masum yürekler! Yetimhanenin bahçesinde bizi karşılayan kalabalık yansıyan heyecan bizleri de duygulandırıyor. Selam verdikten sonra elimizde bulunan hediyelerimizden takdim ediyoruz. Yetimhanede kalan yetim kızlarımızın kaldıkları ortamları görerek notlarımızı aldık. Türkiyeli ailelerinden getirdiğimiz emanetimiz olan selamlarımızı iletip, dualarını talep ederek yetimhaneden ayrılıyoruz. 
            Ada’da trafiğin sağlandığı 3 tekerlekli motosikletlerle limana doğru ilerliyoruz. Sahilde balık tutan küçük çocukların fotoğraf çektirme isteklerini de yerine getirerek tekrar Cox’s Pazar a dönüyoruz. Yolumuz uzun, Aksam saatlerinde Chittagong’a dönerek diğer programların hazırlıklarını yapacağız. Yolumuzun üzerinde Memur – Sen tarafından inşa edilecek yeni bir Yetim Kompleksi için arazi bakıyoruz. Hemen yol kenarında olan arazinin değerlendirmesini yapmak üzere fotoğraf çekip bilgi aldık. İftarımızı açmak üzere köyün Yetimhanesinde çocukların arasında oruçlarımızı açtık. Kucakladığımız çocuklar aileye olan özlemlerini nispeten de olsa gidermeye çalışıyorlardı. Namazlarımızı kıldıktan sonra, İHH tarafından inşa edilen Darul İman yetimhanesine geçiyoruz. Yol üzerinde ki köprünün yıkılmış olmasından dolayı belirli bir mesafeyi yürüyerek devam ediyoruz. 
               Yetimhanenin kapısına yaklaşınca güvenlik tarafından sesli komutla birlikte çocuklar her birimizi kucaklayarak hazırladıkları çiçekleri boyunlarımıza taktılar. Hepsi bir umut biraz daha fazla sarılmanın arayışı içindeydi. Hele içlerinde birisi var di ki sarıldıktan sonra ayrılmıyor! Yakaladığı bu fırsatı bırakmak istemiyordu. Baba özlemi içlerinde engin denizler aşırı yol almış! Gecenin ilerleyen saatlerinde Darul İman yetimhanesinden Chittagong’a yol alıyoruz. Sabahın ilk ışıklarında başlayan günümüz o kadar bereketli geçmişti ki. Farkına bile varmadan gecenin ilerleyen saatlerine kadar tüm bereketiyle bizi kuşattı. Ekip olarak günü nasıl geçtiğini düşünüyor ve güne erken başlamanın verdiği güzellikle yorulduğumuzun farkına bile varmadan günü tamamladık. Yeniden güzel bir güne uyanmak için istirahat vakti gelmişti. 
Dhaka Seferindeyiz
            
    Dhaka’da kalabalıkve bir koşuşturmaca içerine giriyoruz. Bangladeş’in başkenti içerisinde bulunduğu karşılığın bir yansıması olarak kendini ifşa ediyor. Trafik o kadar karmaşık bir şekilde ilerliyor ki araçlar arasında gittiğiniz istikamete sürükleniyorsunuz. Bu kadar karışıklık içinde nerede gideceğinizden ziyade sizi nereye götüreceği daha önemli gibi görünüyor. Gazipur bölgesine gideceğiz fakat bu yol bizi nereye ulaştıracak tam kestiremiyoruz. Sultan Abdülhamit Yetimhanesine if
tar saatinde ulaşmayı planlıyoruz fakat yolun durumuna göre ulaşıp-ulaşamayacağımız belli olacak. Trafikte olan araçların en az yüzde 40’i mübalağasız ki hurdaya çıkması gereken araçlardan oluşuyor. Emperyalist İngilizler ellerinden çıkarmak istedikleri ne kadar atıl araçları var ise buraya daha doğrusu orta Asya ülkelerine göndermişler. İşgal ettikleri topraklardan bedenleriyle askeri güçleriyle çekilmişler fakat ne kadar atıl araçları varsa onları buradaki insanlara terk etme lütfü göstermişler! Bu insanlarda imkânsızlıktan bunları birer nimet olarak kullanmaya çalışıyor. Araçların arasında kalan boşlukları da bisikletle yolcu taşıyan veya kendi bisikletiyle evine ulaşmaya çalışan kalabalık oluşturuyor. Tabii ki unutmadan kalan kaldırımdan da iğne atsan yere düşmeyecek bir kalabalıkta yürüyor. 
               Hayatın bir karşılığının olmadığı ülkede kalabalıklar ayakta kalma mücadelesi veriyor. Bu gözlemler arasında bir ses işte yaklaştık diyor. Fakat iftar için biraz geç kalmıştık. Çocuklar ne güzel yapmış bizi iftara beklemeden iftarlarını açmış o şekilde bir köşeye çekilmiş bizi bekliyorlardı. İkram olarak hazırlanan meyvelerden iftarlarımızı açtıktan sonra bir an önce günü yetim çocuklarımız için anlamlı kılan bayramlık hediyelerini takdim etmeye geçiyoruz. Hepsinin yüzünde gecenin karanlığı ay gibi parlıyor ve bu bayram olsun yeni elbiselerle girecek olmanın sevinci yansıyor.
        Bizim için geri dönüş vakti gelmişti… 
        Geride bıraktıklarımız Ülkenin geleceğini inşa edecek güce/inanca sahip bir nesil olan “Kutlu Emanet”ler 
        Dua ediniz…
        Wassalam
 
Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


 

                            

YAZARLAR
UFUK KÜÇÜK
ZAMANSIZ, MEKÂNSIZ BİR HATIRA
SEDA Ç.
SAYIN SEN
YİĞİT KOÇ
İYİLİK ANLAYIŞLARI
UĞUR GÜVEN
----------ŞAŞIRMAK HAKKINI ELDE BULUNDURMAK-------------
REŞAT BAŞER
OSMANLI TUĞRASI BİZDEN ÖNCE
SAMİ EREN
SAHİ, İSMET ÖZEL 15 TEMMUZ AKŞAMI NEREDEYDİ?
RIFAT TÜRKARSLAN
DİNDARLIK
ASYA DENİZ
----ASYA DENİZ----SİYASETİ HEYBENİZDEN ATIN BİR KENARA
YASEMİN KARAMANLI
BAYRAM EĞLENCE MİDİR?
CİHAD YURDABAKAN
CEMİL MERİÇ:ENTELEKTÜEL BİR ÜS
TUĞBA ÖZDEMİR
ÖFKELİYİM
RAMAZAN EGE
----MEZHEP SAVAŞLARI YAHUT BİRLİKTELİK KAYGILARI ----
TAYFUN DEMİR
KISA NOTLAR -I-
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay | bu yıl
İstatistik

Site En iyi Mozilla Firefox ve Chrome Tarayıcısıyla 1024x768 Çözünürlükte Görüntülenir. Tüm Hakları Saklıdır.

AKLIMIZA DÜŞÜNCE 2011

EDİTÖR