Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle Arşiv RSS
ANASAYFA KOMŞULAR UYANSA YETER! YAZARLAR KÜNYE İLETİŞİM
KÜLTÜR SANAT BİZİM KİTAPLIK AKTÜALİTE TARİH POSTASI EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE DOSYA GEÇMİŞ DOSYALAR ARŞİV
» OR’DA BİR YER: MALAWİ -2-
20 Ocak 2014 Pazartesi 20:00
12
14
16
18

 

           Yüreği İyiliğe Ayarlı “Hatice Anne”

         Aslında bir anne yüreği için kaldıramayacağı bir yük yoktur. Evladı için aşamayacağı engel kaldıramayacağı yük yoktur. Bunu sadece bir yerde değil dünyanın her yerinde ayni hassasiyetle hayat bulur. Malawi’de bu tur örnekleri fazlaca bulmak mümkündür.   Şüphesiz ki buna en önemli örnek fedakârlık olarak gösterilebilir. Blanytre şehrinde yasayan anne Hatice ise, hayatini zorlukları üzerine inşa etmiş. Esini kaybettiğinde geriye 4 yetim kalmış ve başlarını sokacakları bir evlerinin dahi olmayışı daha fazla yükün altına görmesine neden olmuş. Anne, aile büyüklerini evlerinde kalan aile şartların ağır olması ve geçim sıkıntılarından dolayı kendilerini hayat ta tutacak bir şeyler yapmak zorunda kalmış.

           Bölgedeki önemli geçim kaynaklarından olan tuğla imalatı, anneye ilham kaynağı olmuş. Evlerinin etrafında imalata başlayan Anne, toprağı karıştırarak elde ettiği çamuru kalıplara yerleştirerek hazırladığı tuğlayı 2 gün güneş altında bekletiyor. Bu surecin ardından 1 haftada hazırladığı 17 bin ateş tuğlayı ev on bahçesinde arasına odunlar ve çamur ile sıvayarak yakıyor. Bu ateş karışımların etkisiyle 2 ay devam ederek tuğlaları inşa da kullanabilecek konuma getiriyor. Tabi bu tuğlalardan yaklaşık 41 zayiatta oluyor. Bu zorlu islerin ardına günlerce emek veren anne ateş tuğlanın tanesini bedava denilecek bir miktara satarak küçük bir gelir elde ediyor. Hesabi yaparken 400 Kwaca = 2 Tl yapıyor. Anne ise, bir ateş tuğlayı 4 Kwaca’ya satarak gelir elde ediyor. Bu kazandığı para ile yeni isler için sermaye elde ederken, kendi eksiklerini ve 4 tane yetiminin eğitim, giysi ve diğer eksiklerini de karşılıyor. Yüreği dağlar kadar engine olan anne gece – gündüz demeden evlatları için çırpınıyor. Elleriyle binlerce ateş tuğlayı çamurdan hazırlıyor. Elleriyle evler inşa edecek bir şeyler hazırlıyor, kendi ailesinde alnının teriyle kazandığı para ile hayata hazırlıyor. Bu fabrikatör anne’nin imalatına sermaye olarak bıraktığımız miktarı alırken yaptığı duaları size anlatacak kelime bulamıyorum! Ne kadar samimi ve içten dua yüzüne yansıyordu. Malawi dilini bilmeye hiç gerek yoktu. Gönül dilini bu kadar acık hiç anlamamıştım.

              Hediyelerin kıymetlisi

             Hediye, İnsanoğlu olarak birbirimize verdiğimiz değerin görünürdeki yansımasıdır. Çoğu kez karşılıksız verilen bu güzel davranışın karşımızdaki yansıması yüzlerdeki gülümseme ve yüz hatlarındaki sıcaklıktan görülebilir. Fakat daha güzel olanı ise hiç tanımadığınız insanlara ilk karşılaşmanızda Allah’ın rızasını gözeterek bir vesile ile hediye ettiklerinizdir. Bizlerde bu anlamda Malawili ihtiyaç sahibi yetim aileleri tespit ederek birer adet keçi hediye ettik. İlk olarak kendileriyle göstermelik fotoğraf çektirdiğimizi düşünen anne, elinde kalan keçinin ipini geri takdim etmek istedi fakat biz, hayır bu keçi artı sana ait deyince sevinçten yüzünde beliren o hali alabileceğimiz en güzel karşılık oldu. Yaşadığı zorlukların üstüne gelen bu iyilik dilinde olan şükre karşılık bulmanın hazzını yaşayan anne, “bunu ulaştıran Rabb’e şükürler olsun” dedi. Bizlerde “buna vesile olan hayırsevere müjdeler olsun.” Bize de bu tablodan geriye “hiç karşılaşmayan iyilik sahibi ile iyiliğe muhatap olan arasında köprü olmanın sevinci kaldı” Allah’a hamd olsun.

             İlk defa bu kadar su bir arada!

          Hayatını yaşadığı yerden ibaret olarak görüp aynı topraklarda son nefesini verenlerin sayısı hiçte az değildir. Bu bizim ülkemiz içinde geçerli olan bir gerçektir. Fakat sosyal ve teknolojik imkânların gelişmiş olmasından dolayı birçok eksikliği bir şekilde kapatıyoruz. Denizi veya daha güzel ortamları görmek için yanı başına gitmeye çok gerek kalmadı artık! Fakat henüz elektrik dahi bölgelerde bu şartlardan bahsetmek söz konusu olamaz. Boğaziçi yetimhanesinde kalan çocuklarımızdan birçoğunun özlemle bahsettikleri bir defa olsun deniz görme taleplerini karşılamak üzere 3 saatlik yola koyuluyoruz. Lake Malawi bölgesine piknik yapmak ve eğlenmelerini sağlamak üzere hareket ediyoruz. Ezgilerin eşlik ettiği yolculuğumuz zevkli ve eğlenceli geçti. Hemen sahil kenarına varınca çocuklara bir plan dâhilinde yapacağımız aktiviteleri anlatalım diyecekken arkamıza bakınca kimseciklerin kalmadığını gördük. Önümüze doğru döndüğümüzde çocuklardan bir kısmının elbisesiyle suya açıldığını diğer kısmını da elbiselerini çıkartarak suya doğru koştuklarını görebildik. Aradaki zamanda nasıl hareket ettiklerini ise yakalayamadık. İlk defa gördükleri ve daha öncesinde duydukları deniz ve sahili ile karşılaşmak birçok şeyi unutmalarına ve bir an önce buluşmak arzusuyla kendilerini serin sulara bıraktılar.              Çocukların eğlendikleri anları izlemek ve onarlın bu güzel anlarına şahit olmak bile çok güzel. Çocukların bu anlarına müdahale etmeden bir süre sonrası için oyun ve eğlence planları yaparak onları beklemeye başladık. Kendi aramızda yapacağımız futbol maçı ve diğer oyunların ardından yemek ve toplu namaz ile devam edeceğiz. Nihayet sahilde ki sıcak kumların üstünde futbol oynarken bizleri gören çocuklar bize katılmaya başladılar. Gruplar kurarak heyecanlı karşılaşmalar yaptık. Yemek sesi gelen noktaya kalabalıklar halinde koşarak ilk yiyip tekrar kaldığı yerden devam etme düşüncesi hakimdi. Yemeklerimizi hep birlikte yedikten hemen sonra vakit namazı için kumlar üzerine cemaat olarak namaza durduk. Çevredekilerin şaşkın bakışları arasında Rabbe yönelenleri izleyenler işletme sahipleri ve ilk defa sahilde namaz kılındığını gören insanlar oldu. Çocuklarımızla birlikte alınlarımıza yapışan kumları Rabbimize şahitler olarak göstermeyi umuyoruz.

                 Ve en zor anlar

               Çocuklardan bir tanesi yaklaşarak “hayatımın en güzel gününü geçirdim. Ne olur yine gel ve yine böyle mutlu gün geçirelim” dedi. Tam ayrılık için hazırlık yapılıyor ve üzüntülü yüzleri görmenin hüznü ile bu söze muhatap olmak üzdüğü kadar bir sonraki gelişimi kolaylaştıracak olmasından dolayı mutluydum! Sıra ile çocukların hepsini kucaklayarak bağrımıza bastık. Hayatların beklide ilk defa sımsıkı sarılmanın verdiği mutlulukla sıkı sıkı sarılan çocuklar yüreklerindeki boşluğu bir an dahi olsa dindirmeye çalıştılar. Bütün çocukları araçlarıyla yol çıkana kadar el sallayarak bekledik. Onlar ise, yol boyunca eşlik edecekleri ezgilere çoktan başlamışlardı. Ezgilerini daha bir gür sesle söylüyorlardı. Bir sonra ki buluşma için ayrılık vakti gelmişti. 

-devam edecek-


  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


 

                            

YAZARLAR
UFUK KÜÇÜK
ZAMANSIZ, MEKÂNSIZ BİR HATIRA
SEDA Ç.
SAYIN SEN
YİĞİT KOÇ
İYİLİK ANLAYIŞLARI
UĞUR GÜVEN
----------ŞAŞIRMAK HAKKINI ELDE BULUNDURMAK-------------
REŞAT BAŞER
OSMANLI TUĞRASI BİZDEN ÖNCE
SAMİ EREN
SAHİ, İSMET ÖZEL 15 TEMMUZ AKŞAMI NEREDEYDİ?
RIFAT TÜRKARSLAN
DİNDARLIK
ASYA DENİZ
----ASYA DENİZ----SİYASETİ HEYBENİZDEN ATIN BİR KENARA
YASEMİN KARAMANLI
BAYRAM EĞLENCE MİDİR?
CİHAD YURDABAKAN
CEMİL MERİÇ:ENTELEKTÜEL BİR ÜS
TUĞBA ÖZDEMİR
ÖFKELİYİM
RAMAZAN EGE
----MEZHEP SAVAŞLARI YAHUT BİRLİKTELİK KAYGILARI ----
TAYFUN DEMİR
KISA NOTLAR -I-
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay | bu yıl
İstatistik

Site En iyi Mozilla Firefox ve Chrome Tarayıcısıyla 1024x768 Çözünürlükte Görüntülenir. Tüm Hakları Saklıdır.

AKLIMIZA DÜŞÜNCE 2011

EDİTÖR