Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle Arşiv RSS
ANASAYFA KOMŞULAR UYANSA YETER! YAZARLAR KÜNYE İLETİŞİM
KÜLTÜR SANAT BİZİM KİTAPLIK AKTÜALİTE TARİH POSTASI EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE DOSYA GEÇMİŞ DOSYALAR ARŞİV
» KEREM DOĞRU - Bazı Kültürel Kavramların Dini Kökeni ve Flört-
02 Ağustos 2014 Cumartesi 02:00
12
14
16
18
BAZI KÜLTÜREL KAVRAMLARIN DİNİ KÖKENİ VE FLÖRT 
KEREM DOĞRU
               Hayatımızda bulunan pek çok şey bir şekilde dinle alakalıdır. Geleneksel, kültürel ögeler, giyim, binalar, yeme içme, v.b., hatta düşüncelerimiz ve davranış kalıplarımız biz farkında olsak da olmasak da din ve inançlarla bağlantılıdır. 
                    Günümüz tiyatrosunun kökeni olan Antik amfi tiyatroları ele alalım. Bu tiyatroları gezen pek çok kişi eski Anadolu kavimlerinin çok kültürlü topluluklar olduğunu devasa tiyatroları gösteri yapmak için yaptıklarını düşünür ve onlara hayranlık duyar. Oysa işin aslı öyle değildir. O topluluklar çok tanrılı bir dine sahiptirler ve bu tiyatrolarda tanrıların yaşantıları görsel olarak anlatılmıştır.  Olay kesinlikle dine dayanmaktadır. Aynı şekilde heykel sanatı da ilk olarak tanrı figürleri yapmak ile başlamıştır.
            Günümüzde zevkle seyrettiğimiz her yöresi ayrı görsel güzellikler barındıran halk oyunlarımızın kökü nereden gelmektedir? Sadece geleneksel görsel öğeler midir? Elbette hayır. Eski Türklerde gök tanrı inancı bulunmaktadır.  Her yıl kutladıkları iki(bahar ve güz) bayramlarında gök tanrıya kurbanlar sunar ve bugün kullandığımız halk oyunlarıyla baharda bol ürün vermesi, sonbaharda verdiği ürünlere teşekkür etmek için çeşitli figürlerle ritüel gerçekleştirirlerdi.  Bu günkü halk oyunlarının dini içeriği boşalmıştır.
               Hıdırellez’de ateşin üzerinden atlamak bir gelenektir. Eski türk bayramlarında bu olay dini bir ritüel olarak karşımıza çıkmaktadır.  Ateşin üzerinden atlayarak günahların döküldüğüne inanırlardı.
           Flört kavramı hıristiyan toplumlarda bulunmaktadır. Peki kökeni nereden gelmektedir. Hıristiyanlıkta tek eşlilik esastır.( “Bunun için adam annesini babasını bırakıp karısına bağlanacak, ikisi tek beden olacak” Efesliler 5:31) Ve boşanmak haramdır (“Kadın kocasına onun yaşamı süresince bağlıdır. Koca ölürse, istediği kişiyle evlenmekte özgürdür. AncakRab’be bağlı biri olsun.” 1.Korintliler. 7:39), ( Rab: “Ben boşanmadan nefret ederim” Malaki 2:16) bu yüzden rahipler “ölüm bizi ayırıncaya kadar” diye söz verdirirler.( “Şöyle ki, onlar artık iki değil, tek bedendir. O halde Tanrı'nın birleştirdiğini, insan ayırmasın”  Matta19:6).  Boşanmaya istisna olarak sadece sadakatsizlikte izin verilmektedir.
           Ömürlerince sadece bir defa evlenme hakkı olan ve boşanması yasak olan insanlar ne yapacaktı. Doğru karar verdiklerine nasıl emin olacaklardı. Bu yüzden flört diye bir kavram icat etmişlerdir. Kız veya erkek karşı cinsten biriyle bir nevi evlilik hayatı yaşayıp iyice tanıyacak en sonunda evlenmek istediği kişiyi bulacaktır. Yine Hıristiyan kültüründe “doğru insan” diye bir kavram bulunmaktadır. Bu kavram boşanamayacak olan insanların mutlu olabileceği kişiyi temsil etmektedir. Gerçekte “doğru insan” diye bir şey yoktur. Çünkü her insanın zaafları, iyi- kötü huyları vardır ve insan yanlış yapabilen bir varlıktır.
           Uzun zamandır batı kültürünün medya, filmler, diziler, reklamlar v.b. yollarıyla çok yoğun bombardımanı altında bulunan Müslüman topluluklar batının kültüründen etkilenmekte onların yaptığı pek çok şeyi benimsemekte. yukarıdaki örneklerde belirttiğimiz gibi içeriğini bilmeseler de taklit etmektedirler. Flört ve doğru insan kavramları da batı kültürün etkisiyle Müslüman topluluklarda maalesef yayılmıştır. 
        İslam dininde çok eşlilik mümkündür ve hoş karşılanmasa da boşanmak helaldir, evlenecek çift yalnız kalmamak kaydıyla birbirini tanımak için görüşebilir.
Hıristiyanlıkta bir nevi zorunluluk olarak karşımıza çıkan flört dinimizde ve kültürümüzde kesinlikle mevcut bulunmamaktadır.
  i-Wikipedi. Tiyatro maddesi
  ii-Türk kültür tarihine giriş 1.cilt s. 59-61 Pof. Dr. Bahaeddin Ögel
  iii-İSLAMİYET’TEN ÖNCE TÜRKLERDE TOPLANTI VE TÖRENLER Dr. Mehmet MANDALOĞLU TÜRKİYE SOSYAL ARAŞTIRMALAR DERGİSİ
 iv İSLAMİYET’TEN ÖNCE TÜRKLERDE TOPLANTI VE TÖRENLER Dr. Mehmet MANDALOĞLU TÜRKİYE SOSYAL ARAŞTIRMALAR DERGİSİ
 
 

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


 

                            

YAZARLAR
UFUK KÜÇÜK
ZAMANSIZ, MEKÂNSIZ BİR HATIRA
SEDA Ç.
SAYIN SEN
YİĞİT KOÇ
İYİLİK ANLAYIŞLARI
UĞUR GÜVEN
----------ŞAŞIRMAK HAKKINI ELDE BULUNDURMAK-------------
REŞAT BAŞER
OSMANLI TUĞRASI BİZDEN ÖNCE
SAMİ EREN
SAHİ, İSMET ÖZEL 15 TEMMUZ AKŞAMI NEREDEYDİ?
RIFAT TÜRKARSLAN
DİNDARLIK
ASYA DENİZ
----ASYA DENİZ----SİYASETİ HEYBENİZDEN ATIN BİR KENARA
YASEMİN KARAMANLI
BAYRAM EĞLENCE MİDİR?
CİHAD YURDABAKAN
CEMİL MERİÇ:ENTELEKTÜEL BİR ÜS
TUĞBA ÖZDEMİR
ÖFKELİYİM
RAMAZAN EGE
----MEZHEP SAVAŞLARI YAHUT BİRLİKTELİK KAYGILARI ----
TAYFUN DEMİR
KISA NOTLAR -I-
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay | bu yıl
İstatistik

Site En iyi Mozilla Firefox ve Chrome Tarayıcısıyla 1024x768 Çözünürlükte Görüntülenir. Tüm Hakları Saklıdır.

AKLIMIZA DÜŞÜNCE 2011

EDİTÖR