Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle Arşiv RSS
ANASAYFA KOMŞULAR UYANSA YETER! YAZARLAR KÜNYE İLETİŞİM
KÜLTÜR SANAT BİZİM KİTAPLIK AKTÜALİTE TARİH POSTASI EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE DOSYA GEÇMİŞ DOSYALAR ARŞİV
» UĞUR GÜVEN - KEMALAT YOLUNDA DA DÜŞE KALKA YÜRÜNÜR - II
08 Şubat 2012 Çarşamba 00:50
12
14
16
18

 


http://img155.imageshack.us/img155/6015/14794.jpgİnsan, bizzat ahlaki davranış serdetmekle mükelleftir. Bir başkasının güzel ahlakını överek bu sorumluluğunu üzerinden atamaz. Övmek değil görevimiz çünkü, olmak! Ahlaklı,adaletli, erdemli, hikmetli… olmak. Müslümanların Hz. Muhammed’in(s.a.v.) ahlakını övmekte çok arzulu oldukları, (bu durum O’nun ahlakını övmekle sevap kazanıldığını sanmalarından kaynaklanıyor olabilir mi?) ancak O’nun ahlakını temsil etme noktasında mes’ul olduklarını pek hatırlarına getirmedikleri görülmektedir. Sevgili Peygamberimiz’in mekarim ahlakını övme yarışında olan kendimize şunu sormamız gerekir: Peki biz bu ahlakın neresindeyiz? Örneğin iş ahlakı konusunda müslümanların hal-i pür melali, putperest Japonların çok gerisindeyse, mesela müşrik Almanların yanına bile yaklaşılamıyorsa, çarşı-pazarda,alış-verişte kalite, fiyat, emeğin hakkının ödenmesi, çalışma şartları v.b. alanlarda ahlaki standartlar açısından iç açıcı bir konumda değilse meselenin iç yüzü kavranamamış demektir. Zira Müslümanların muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkma söylemi ve hedefinden önc e tüm dünyaya ahlakilik konusunda örnek olma misyonları vardır. Unutmamalıyız ki insanlar bir ahlak öğretisinin güzel olup olmadığını uygulayıcılarının yaşantısına bakarak değerlendirirler. Bu vebal ile değer yargılarını vahiy ile şekillendiren Müslümanlar diğer milletler ve kültürler arasında asıl güzel ahlaklarıyla farklarını ortaya koymakla yükümlüdürler.

                   Ayrıca İslam ahlakının üstünlüğünü muarızlarımıza anlatma gayretkeşliğimizi bir yana bırakıp, İslam ahlakının başka hiçbir ahlak öğretisine ihtiyaç duydurmayacak bir bütünlüğe, yetkinliğe sahip olduğunu kanıksamamız, diğer vadilerde aylak aylak dolaşmamamız,(ne o, bazılarımızın elinde Budist ve yoga temalı kişisel gelişim kitapları?) vakit kaybetmememiz, enerjimizi tüketmememiz, dikkatimizi dağıtmamamız gerekmektedir. Çünkü Müslümanlar olarak ahlakımızın değerini tayin eden şey vahiy unsurudur. Vahyin yerini hiçbir şey tutamaz,boşluğunu dolduramaz.

           Ahlaki gelişim ömür boyu devam eder. Karşılaşılan her nimet ve külfet ahlaki gelişim için bir fırsattır. Her olay ahlakımızı tahkim etmemiz için bir imkandır.

         ‘Muhakkak ki namaz insanı fahşadan ve münkerden men eder’(Ankebut:45) ayeti ,ibadetin ahlaki olgunluk kazandırıcı bir işlevi olduğunu göstermektedir.İbadet ederken Rabbimizin emrini yerine getirmek,sevap kazanmak, ahirette mükafata nail olmak niyeti yanında ahlaki duyarlık kazanma amacı da güdülmelidir. Çünkü ibadetin bu dünyada görünen semeresi güzel ahlaktır.

 

’İmanı en kamil olan ahlakı en güzel olandır.’(Hadis) ‘Din güzel ahlaktır’(Hadis) O halde bir kimse aynı anda hem dindar, hem ahlaksız olamaz. Dindar ise,yani dininin emirlerini yerine getirmede, yasaklarından kaçınmada titizleniyorsa kötü ahlaklı olması ihtimal dışıdır.Kötü ahlaklıysa zaten dindar değildir.Aksi halde şöyle saçma bir durum ortaya çıkardı:Çok sağlıklı ama felçli-kötürüm,çok zengin ama pulsuzun-çulsuzun teki,çok adaletli ama zalimin önde gideni demek gibi bir şey olurdu.İbadetin kabul edilip edilmediğini anlamak için çok sağlıklı bir kriter vardır:Yapılan ibadet ahlaki olgunluğa yol açıyor mu,açmıyor mu?Cevap evet ise ibadet makbüldür. (Allah kabul etsin-amin)

         Bir kişiyi överken ‘çok iyi bir insan; kimseye zararı yok’ şeklindeki değerlendirmeleri anlamlı bulmamalıyız. Ne faydası var, ne artı değer üretmiş diye bakmalıyız. Ahlaksızlık yapmamayı yeterli görürsek, ahlaki davranışlar sergilemede fazla faal olamayız .Taylor’a göre’ ahlakı, kötülükten uzak durmak şeklinde tanımlamak eksik olur. Bütün kötülükler ortadan kalksaydı bile, daha iyi var olacaktır.Ahlaki ilerlemenin bir sonu yoktur, çünkü bu ilerleme her zaman iyiliğe doğru olmaz,iyilik içinde de olur.’Medeniyetimizin mensupları, mürüvvetin endazesi olmaz, demişlerdir. Nur üstüne nur denilebilecek amellerimizi artırmalıyız. Hz. Ömer’in özel işlerinde kamuya ait mumu kullanmaması gibi daha nice erdemin çağdaş versiyonlarını üretmeliyiz. Hüzün bakışlı merhum Bahattin Yıldız ağabeyimizin öğütlediği tarzda sadece Allah’ın ve kendimizin bildiği güzel amellerimizi çoğaltmalıyız. Akibet muttakilerindir çünkü, başta Yüce Yaratan’a olmak üzere her varlığa karşı ahlaki sorumluluklarını titizlikle yerine getirenler içindir güzel sonuç.

             Hayatın hiçbir alanı ahlaktan ayrı düşünülemez. Ahlak insana her halükarda lazımdır. Ahlakın gereksiz olduğu bir zaman, bir mekan yoktur. Gençliğinde hovardalık yapabilir, evlenince bırakır tarzındaki anlayışlar şundan dolayı yanlıştır: Günah günahı, sevap sevabı çeker. İnsan, iyilik yaptığında başka bir iyilik yapmaya, kötülük işlediğinde diğer bir kötülüğe yönelmeye daha yakındır. Fıtrat yaptığı işi güzel görmeye meyyaldir. Yaptığı iyilikse Allah ona amelini güzel gösterir,kötülükse şeytan o günahı süsler,cazip hale getirir.Kişi ile ameli arasında ünsiyet söz konusudur.

          Karakter 6 yaşına kadar şekillenir, ondan sonra değişmez anlayışı kuşku ile karşılanmalıdır. Hz. Ömer 40 yaşından sonra apayrı bir ahlaka sahip olmuştur, zalimken adalet timsali haline gelmiştir. Zira ahlaki gelişim ömür boyu devam eder.Yaşın ilerlemesiyle ahlaki değişim zorlaşır elbette, fakat imkansızlaşmaz.

 Ahlakilikte kalıtımın etkisi yoktur, diyeceğim ama, varsa da çok sınırlıdır. Şirret bir ailenin çocuğunun şerir olmasını kalıtım ile değil, böyle bir ailede alınan eğitim ile açıklamak daha isabetli olacaktır. Kuş, gördüğü yuvayı yapar. Armut, dibine düşer. Anasına bak, danasını al. Üzüm üzüme baka baka kararır.

         Yakından tanıyıp da ahlakına hayran olduğunuz kişi(ler) var mı? Varsa isimlerini şöyle bir göz önüne getirmeye çalışın. Mutlaka sadelik göreceksiniz. Başka ne(ler) görüyorsunuz?

          Ahlakın gittikçe kötüleştiği yönünde yaygın bir karamsarlık gözlemlenmektedir. Karamsarcılar geçmişte ahlakın daha iyi olduğunu nereden çıkartıyorlar? Kabül, seküler Kültür, ahlaksızlığı körüklüyor. Popüler kültürün erdemli olmaya heveslendirme, iç zenginliğini derinleştirmeye yönelik bir merakı yok. Bütün söylediği lükse, konfora, uzun yaşama, gösterişe…dair. Ancak biz biliyoruz ki ahlaksızlık iğreti bir şeydir, hakkın batıla galip gelmesi gibi, güzel ahlak, kötü ahlaka mutlaka galip gelecektir. Bize düşen ihsan duygusuyla, takva boyutuyla her durumda ahlaki vaziyet alıştır.

         Uzun ince bir yolda, nefes nefese yürüdüğümüz bu yolculukta ahlakilik kaygısı taşımayı hiçbir zaman terk ve ihmal etmemeliyiz. Erdemli olma azmimiz devam ettiği sürece ufak tefek sendelemelerimizin, yalpalamalarımızın yolculuğun bir gerçeği olduğunu, yolumuzu uzatmayacağını bilmeli, karşılaştığımız sorunlar karşısında moralimizi bozmamalıyız. Zira kemalat yolunda da düşe kalka yürünür.


  Yorumlar

1 HALİL KARAHAN 2012-02-13
Ahlakilik kaygısını hiçbir zaman terk etmemeliyiz diyor.Bu söylemi tuttum.

2 Selime Bozok 2012-02-08
Eğitimcilerin dikkate alacakları bir yazı olmuş . İyi ki olmuş . Morallerimizi bozmadan , düşe kalka yola devam demiş . iyi de demiş.

«« İlk Sayfa    « Önceki      Sayfa 1      Sonraki »    Son Sayfa »»
   (Toplam 2 Kayıt )   

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


 

                            

YAZARLAR
UFUK KÜÇÜK
ZAMANSIZ, MEKÂNSIZ BİR HATIRA
SEDA Ç.
SAYIN SEN
YİĞİT KOÇ
İYİLİK ANLAYIŞLARI
UĞUR GÜVEN
----------ŞAŞIRMAK HAKKINI ELDE BULUNDURMAK-------------
REŞAT BAŞER
OSMANLI TUĞRASI BİZDEN ÖNCE
SAMİ EREN
SAHİ, İSMET ÖZEL 15 TEMMUZ AKŞAMI NEREDEYDİ?
RIFAT TÜRKARSLAN
DİNDARLIK
ASYA DENİZ
----ASYA DENİZ----SİYASETİ HEYBENİZDEN ATIN BİR KENARA
YASEMİN KARAMANLI
BAYRAM EĞLENCE MİDİR?
CİHAD YURDABAKAN
CEMİL MERİÇ:ENTELEKTÜEL BİR ÜS
TUĞBA ÖZDEMİR
ÖFKELİYİM
RAMAZAN EGE
----MEZHEP SAVAŞLARI YAHUT BİRLİKTELİK KAYGILARI ----
TAYFUN DEMİR
KISA NOTLAR -I-
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay | bu yıl
İstatistik

Site En iyi Mozilla Firefox ve Chrome Tarayıcısıyla 1024x768 Çözünürlükte Görüntülenir. Tüm Hakları Saklıdır.

AKLIMIZA DÜŞÜNCE 2011

EDİTÖR