Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle Arşiv RSS
ANASAYFA KOMŞULAR UYANSA YETER! YAZARLAR KÜNYE İLETİŞİM
KÜLTÜR SANAT BİZİM KİTAPLIK AKTÜALİTE TARİH POSTASI EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE DOSYA GEÇMİŞ DOSYALAR ARŞİV
» UĞUR GÜVEN - KEMALAT YOLUNDA DA DÜŞE KALKA YÜRÜNÜR - I
02 Şubat 2012 Perşembe 12:05
12
14
16
18

 

İrade sahibi varlık olarak her insanın iyi ya da kötü mutlaka bir ahlakı vardır. Kişi farkında olmasa da vicdanında onu başka türlü değil de öyle davranmaya sevk eden bir değerler mefkuresi bulunmaktadır. Bir davranış ahlaki yönden değerlendirmeye tabi tutulacaksa, o davranıştan önce, kişiyi o şekilde davranmaya yönelten maneviyatı, motivasyonu ele alınmalıdır. İsra Suresi 84.ayette şöyle denmektedir:’ Herkes içinde bulunduğu duruma(şahsiyetine)göre hareket eder.’O halde ahlaksız insan yoktur.Herkesin iyi ya da kötü mutlaka bir ahlakı vardır. İnsanları iyi ahlaklı veya kötü ahlaklı şeklinde sınıflandırmak yerinde bir tasnif olacaktır. Ancak ülkemizde kötü ahlaklı yerine ‘ahlaksız’ tabiri yaygın olarak kullanıldığından, biz de bu yazımızda Ziya Paşa’nın

‘Ukalalık edip deme kalbura kallabur;

zira lugat-ı fasideden evladır galat-ı meşhur’ uyarısını dikkate alarak kötü ahlaklı anlamında ahlaksız terimini kullanma geleneğini sürdüreceğiz.

Sadece iradeli varlıkların davranışları iyi ya da kötü anlamda ahlaki bir değer taşır. İrade, bilgilenme ve seçme vasıfları bulunmadığı için hayvanların yaptıkları ahlak açısından yorumlanamaz. Ahlaksızlık yapan hayvan yoktur.Onlar mükellef değildir.Mükellef varlıklardan aşağı durumdadırlar.Ancak mükellef varlığın, iradesini doğru yönde kullanmadığında hayvanlardan daha aşağı bir konuma düştüğü bildirilmektedir.Acaba bu neden böyledir?

        Mükellef teklif alan, kendisine seçenek sunulan kişi anlamında bir kavram. Teklifte muhatabın getirilen öneriyi kabul edip etmeme özgürlüğü söz konusudur, yoksa ortada olana teklif denmez, emr-i vaki,zorlama,icbar vesaire denir.İradeli varlığa teklif sunularak onun mevcudiyeti,bireyselliği,kararı ciddiye alınmakta, ona gerçek anlamda değer verilmektedir. Temyiz gücüne sahip insana hak ve batıl arz edilmekte, zorlama kullanmadan ahlakilik yönünde tercihte bulunması öğütlenmekte, lehinde veya aleyhinde ne kesbedeceği onun inisiyatifine bırakılmaktadır. Israrlı teklif vardır ancak icbar yoktur. İnsan en az iki seçenek arasından birini tercih yapabilme imkanına sahip olduğunda, yaptığımdan daha başkasını da yapabilirdim bilincine eriştiğinde sorumlu tutulmaktadır. İşte ahlaki olması istendiği nokta tam burasıdır. Ahlaki yaşantıda kişinin iradesi vazgeçilemez, devredilemez önemdedir. Aynı yastığa baş koydukları halde Hz.Nuh’un karısını, aynı sofraya oturdukları halde Hz.Yakup’un evlatlarını (Yusuf ve Bünyamin hariç) eğitemeyişi, daha doğrusu emeklerinin en yakın muhataplarında hedeflenen ahlaki değişikliğe yol açamaması gibi örnekler,bireyin iradesinin ön planda olduğunu, otoritenin (başta Allah,sonra peygamber,anne-baba,üstad…) etkinliğinin ise ilke gereği geri planda kaldığını göstermektedir. Külli irade cüz’i iradeyi yetkin kılmakta, karar senin, netice senin demektedir. Bu mükellefiyetin özgürlük üzerine bina edildiği o kadar belirgindir ki Kehf Suresi 29. ayette şöyle denmektedir:’Ve de ki: Hak Rabbinizdendir. İsteyen inansın, isteyen inkar etsin’. Yani Yüce Yaratıcının kulu üzerinde en büyük hakkı olan iman bağı insanın uhdesindedir. Bu kadar geniş bir özgürlüğü hiçbir varlık bir başkasına tanımamıştır. ’Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan ayırt edilmiştir. ’(Bakara:256) Ali İzzetbegoviç’e göre bu ilke, ahlakta da geçerlidir. Zira bireyin hür iradesi değil de zorlama söz konusuysa, o serdedilen davranış doğru dahi olsa ahlakidir şeklinde nitelendirilemez. İradi olmayan bir şey ahlaki olarak görülemez. Atalarımız ne güzel söylemişlerdir:’Zorla güzellik olmaz.’Baskı varsa, irade esirse güzellik ortadan kalkar.

İnsan eğitimi söz konusu olduğunda insani anlayış esas alınmalı, hayvanca yaklaşımlardan uzak durulmalıdır. Dayak, ideolojik dayatmalar,darbeler,baskılar,hukuksuzluklar…ahlakiliğin önündeki en ciddi engellerdir çünkü.Ayıların kızgın saclar üzerinde ne şekilde eğitildiklerini biliyorsunuzdur.O işkence seanslarında ayakları yanarken bir taraftan darbuka çalınır.Öyle bir zaman gelir ki ayakları yanmasa da darbuka sesi duyduğunda ayı başlar oynamaya.Hani,kraldan fazla kralcıları, kendilerini aldatanları alkışlayanları,  yardakçıları, figüranları, güdülenleri…gördüğümüzde bu örneği hatırlamamak elde değil. Ayılara yapılan insanlık dışı uygulamalarla ayı bile ayılıktan çıkıyorken insanın gayri insani muamelelerle onurlu bir insan olarak kalması mümkün müdür?

      Jules Verne, Antillere Seyahat isimli romanında ilginç bir anekdot aktarır: Adam bir balığı su dışında yaşamaya alıştırdığını iddia eder.’Önce birkaç dakika, ardından bir-iki saat, derken birkaç gün, en sonunda da balık suyu aramaz oldu’ şeklinde anlatır.Dinleyenlerden biri merakla sorar:’-Şimdi bu balık nerede?’Balıkçı cevap verir:’-Geçenlerde bir kaza sonucu hayatını kaybetti. Havuza düştü, boğularak öldü!’ Eğer insan fıtrat dışı uygulamalarla insanlığını kaybettiyse hayat bulacağı adalet, eşitlik, özgürlük gibi ilkeler bile onu rahatsız eder,gocundurur.

       İnsan iyiliğe ve kötülüğe meyyal bir varlık olarak yaratılmıştır. O yaşamını hayır ve şer arasında çift kutuplu bir gerilim halinde devam ettirir. İnsan hem meleki hem şeytani yönünü son nefesine kadar muhafaza eder. İmanla küfür, fayda ile zarar, sevap ve günah, iyilikle kötülük, zulüm ve adalet, ahlaklılık ile ahlaksızlık…insan için hep imkan dahilindedir. Bu diyalektik salınım sona erdiğinde imtihan tamamlanmış, mükellefiyet ortadan kalkmış olacaktır. Bu da ancak akli bir zaafiyet söz konusu değilse ölümle gerçekleşecektir.’Ölüm sana gelinceye kadar Rabbine ibadet et’(Nahl Suresi:99) Yani ahlakilik sorumluluğu son nefese kadar devam etmektedir.’Dünya ahiretin tarlasıdır’(Hadis) Dünyada ekilen ahirette biçilecektir. İnsana bu dünyada tanınan özgürlük ahirette tanınmayacaktır. ’Onlar orada şöyle feryat ederler: Rabbimiz!Bizi dünyaya tekrar gönder. Bu sefer salih ameller işleyeceğiz. Onlara şöyle denir: Düşünecek olanın düşüneceği kadar size ömür vermedik mi? Hem size uyarıcı da gelmişti. O halde şimdi tadın azabı!’(Fatır Suresi:37)

       Hayatın rövanşı yok. Vizesi-finali yok. Tabir yerindeyse hayat tek maç üzerinden oynanmakta, yaşanmaktadır. İnsan bu dünyada ahsen amel, yani ahlaki yücelikler açısından denenmektedir. Madem ki ahsen amel açısından sınanmaktayız, o halde kendimize en çok şu soruyu sormalıyız: Yaptıklarım, yapabileceklerimin en iyisi midir?

 

Hesap Günü’ne odaklanan bir kişi sınavın süreli ve mekanla sınırlı olduğunu hatırında tutmalı, şimdi ve burada ilkesiyle hareket etmelidir. Şahsımıza yönelteceğimiz diğer mühim soru şudur: Şimdi ve burada erdemli olmayacaksam ne zaman erdemli olacağım? Zira şimdi yüce ahlaklılık zamanı.Şimdi mertlik zamanı. Şimdi hased değil,Allah’ın taksimine rıza gösterip imrenme zamanı. Kıskandığımıza dua etme zamanı. Şimdi kim olursa olsun zalime karşı, kim olursa olsun mazlumdan yana tavır alma zamanı. Şimdi Allah’ın hoşnutluğuna layık olma zamanı.. 


  Yorumlar

1 zeliha 2012-02-01
yazarımız güzel yazılar yazmış. devam eder inşallah.yeni yazılarını bekliyoz.

2 ayşe tekin 2012-01-29
yazıya bir eğitimci gözüyle bir ebeveyn gözüyle baktığımda güzel olduğunu söyleyebilirim doğrusu ama biraz fazla zor anlaşılır kelimeleri ama yerinde kullanmış arkadaş. güzel

«« İlk Sayfa    « Önceki      Sayfa 1      Sonraki »    Son Sayfa »»
   (Toplam 2 Kayıt )   

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


 

                            

YAZARLAR
UFUK KÜÇÜK
ZAMANSIZ, MEKÂNSIZ BİR HATIRA
SEDA Ç.
SAYIN SEN
YİĞİT KOÇ
İYİLİK ANLAYIŞLARI
UĞUR GÜVEN
----------ŞAŞIRMAK HAKKINI ELDE BULUNDURMAK-------------
REŞAT BAŞER
OSMANLI TUĞRASI BİZDEN ÖNCE
SAMİ EREN
SAHİ, İSMET ÖZEL 15 TEMMUZ AKŞAMI NEREDEYDİ?
RIFAT TÜRKARSLAN
DİNDARLIK
ASYA DENİZ
----ASYA DENİZ----SİYASETİ HEYBENİZDEN ATIN BİR KENARA
YASEMİN KARAMANLI
BAYRAM EĞLENCE MİDİR?
CİHAD YURDABAKAN
CEMİL MERİÇ:ENTELEKTÜEL BİR ÜS
TUĞBA ÖZDEMİR
ÖFKELİYİM
RAMAZAN EGE
----MEZHEP SAVAŞLARI YAHUT BİRLİKTELİK KAYGILARI ----
TAYFUN DEMİR
KISA NOTLAR -I-
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay | bu yıl
İstatistik

Site En iyi Mozilla Firefox ve Chrome Tarayıcısıyla 1024x768 Çözünürlükte Görüntülenir. Tüm Hakları Saklıdır.

AKLIMIZA DÜŞÜNCE 2011

EDİTÖR