Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle Arşiv RSS
ANASAYFA KOMŞULAR UYANSA YETER! YAZARLAR KÜNYE İLETİŞİM
KÜLTÜR SANAT BİZİM KİTAPLIK AKTÜALİTE TARİH POSTASI EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE DOSYA GEÇMİŞ DOSYALAR ARŞİV
» SALİHA ÇETİN - BİR BİLGENİN HAYKIRIŞ
02 Aralık 2012 Pazar 01:46
12
14
16
18

 

İslam Deklarasyonu ve İslami Yeniden Doğuşun Sorunları.

 İSLAMİ YENİDEN DOĞUŞUN SORUNLARI VE İSLAM DEKLARASYONU

"İslam,düşünme şeklinden çok eylem biçimi,felsefeden çok hayat pratiğidir."

 

Çocukluğunuz gelir aklınıza; kimi insanların gözlerinde, duvardaki çerçevesinde bazı evlerin, bir kırmızı balonda ve de kimilerinin satırlarında. Benim çocukluk yolculuğum bazılarının satırlarına denk gelir.Dünya'nın susma orucu tuttuğu günlerden bir gün,Bosna savaşındaki acıların ve barış sloganlarının meydanlarda haykırıldığı bir gün,İzmir'de bir miting günü,ellerimizde Bosna bayrakları ve Aliya resimleri,bebek arabasından en minik desteği veren birkaç aylık ben... Ve yıllar sonra bir bilgenin satırlarında çocukluğuma gidiyorum. Yazılanların ciddiyetini ve bir çocuğun içindeki bilgeye beslediği sevgiyi kucaklayıp salıncak yapıyorum o küçük kıza. Zira salıncağı ancak bir çocuk anlamlandırabilir.

1925 yılında Bosanski Samaç'da doğdu Aliya İzzetbegoviç. İlköğretimini Sarajevo'da bitirdikten sonra 1944 yılında liseden mezun oldu. Hukuk, sanat ve bilim konularında eğitim gördü. Konferanslar vererek, yazılar yazarak, hayatı boyunca İslami harekette aktif rol aldı. Kendisi gibi genç arkadaşlarıyla birlikte konusu tüm İslam dünyası olan tartışmalara, sohbetlere katıldı.İslami etkinliklerde bulunan El-Hidaye Teşkilatı' nın gençlik kolları olan "Genç Müslümanlar Örgütü" içinde gösterdiği faaliyetler dolayısıyla 1949 yılında totaliter Yugoslav rejimi tarafından beş yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı.

Hapisten çıktıktan sonra tekrar Sarajevo Üniversitesi'ndeki çalışmalarına dönen İzzetbegoviç, ziraat konulu kariyer çalışmasını tamamladı. Daha sonra hukuk üzerine çalışmalar yaptı ve 1956'da master derecesini kazandı.1963 yılında da avukatlık sınavını verip yirmi beş yıl hukuk danışmanı olarak çalıştı. Emekli olduktan sonra bütün zamanını ve enerjisini felsefe ve İslami konularda araştırma yapmaya adadı.

"Hedefimiz; Müslümanların İslamlaşması, sloganımız; inanmak ve mücadele etmek" diyerek İslam Deklarasyonu'nu ilan etmiştir Aliya İzzetbegoviç. Kitabın alt başlığı:Müslüman Halkların ve Müslümanların İslamlaşmasına Dair Bir Program. Deklarasyon esasında tamamen yeni sayılabilecek fikirler içermemekteydi, onun yeniliği Müslümanları harekete geçirmek, plan ve teoriden pratiğe geçmek istemesiydi.1970 yılında yayınlanan bu bildiri ümmete çağrı niteliğindeydi. Tüm dünya Müslümanlarını direnişe ve harekete çağırıyordu.

Muhafazakarları ve Modernistleri eleştirip "biz eğitimsiziz, biz fakiriz, biz bölünmüş bir topluluğuz" diyerek Müslümanların geri kalmışlığını ve yahut Müslümanlığımızın ne ölçüde olduğunu açıklar önce istatistik verileriyle sonra da Kuran-ı Kerim ile olan ilişkimizle. Muhteşem sözü "İslam’ın olduğu yerde kayıtsızlık yoktur" ile Müslümanların seküler-laik sistemlere olan kayıtsızlığına değinir.

İslami Düzen'i irdeler ikinci ana başlıkta İzzetbegoviç. İslam'ın sadece bir dinden ibaret olmadığını ve devletin dinin ahlaki içeriğinin yansıması ve destekçisi olması gerektiğini ifade edip 17 başlık altında İslami düzen tezleri oluşturur. Son olarak yeniden doğuşun engellerinden, sorunlarından bahseder Pakistan örneğini de ekleyerek. En önemli iki dinden-Hıristiyanlık  ile Yahudilik- ve hakim iki dünya sisteminden-kapitalizm ve sosyalizm- kısaca bahseder.

"Bu hareket yetişmiş insanları toplayacak, yetişmiş olmayanları yetiştirecek, yüceltecek ve davet edecek, hedefleri tanımlayacak ve o hedeflere giden yolları bulacaktır..." sözleriyle bitirir deklarasyonu Bilge İzzetbegoviç. Bilge Kral adını kullanmaktan çekiniyorum aslında. Hayatı krallara ve krallıklara direnmekle geçmiş birine (samimi ve masumca da olsa) takılan bu ad pek içime sinmiyor.

 Fide yayınları ikinci baskısını okuduğum bu kitapta ayrıca samimi bir teşekkür notu vardır okuyuculara ve redaktöre. 

Çocukluğum demiştim, bir bilge,çokça acı,salıncaklar,salıncaklar ve salıncaklar...Her çocuğun salıncaklar kuracağı bir bilgesi olsa keşke,ona beslediği sevgiyle büyüse mesela.

Sözü çok uzatmadan İzzetbegoviç'in 1967-1981 yılları arasında yazmış olduğu 16 makalenin derlemesini içeren Fide yayınları 3.baskı İslami Yeniden Doğuşun Sorunları kitabını tanıtmaya çalışacağım.184 sayfalık kitabın redaktörü Mustafa Budak olup Hakan Albayrak'tan da -bir köşe yazısında ifade ettiğine göre-Fide yayınlarına teşekkür gelmiş yaptıkları düzenlemeden dolayı.

Müslümanlar neden geride kaldı sorusuyla başlıyor söze Aliya.Genelleme yaparak iki sebep sayıyor:dış sebep Moğol istilası,iç sebep İslam’ın teolojik yorumu."İslam için hayati önem taşıyan muazzam büyüklükteki alanda yüzlerce şehir ve insan eli ile yaratılan ne varsa yeni ve hatta eski tarihte örneği bulunmayacak şekilde yok edilmiştir." Moğolların saldırılarını anlatırken -deklarasyonda da değindiği gibi- İslam'ın dış dünyayı düzenleyen ve değiştiren rolünün dışlanmasının yol açtıklarını da ifade etmiştir."Namaz sadece dua, ibadet değildir.O,eskiden disiplin,birlik ve dayanışma okuluydu ve yeniden bu olmalıdır.O temizlik,çalışma,birlikteliktir." Haccı yeryüzünün benzersiz toplantısı olarak nitelemesi de ihtiyacımız olan birliktelik ruhuna güzel bir göndermedir.

"İslam kadını aşağılamış değil, siz anneyi aşağıladınız!" Avrupa'nın 'anne imtihanı'na tokat gibi bir cevaptır adeta. Anneyi aşağılayan Avrupa'nın geldiği nokta: (1970 lerdeki araştırmalara göre) partilerde %5leri geçmeyen kadın parlamenterler, tek arzusu birkaç saat daha fazla uyumak olan iş kadınları,hayatı iş,yemek,ütü,bulaşık ve birkaç saat uykudan ibaret psikolojisi altüst olmuş kadınlar...

"İslam'ın temel, hatta en temel parolası Allah'tan başka ilah yoktur parolasıdır. Bu parola ve 'İnsanlardan korkmayın, Allah'tan korkun ' ayetiyle Kuran pratikte teslimiyeti ortadan kaldırmıştır." Sahte tanrılardan kurtulup özgürleşme yolundaki İslam prensibi eskimeyecektir, her zaman gündemde kalacaktır. İslam'da özgürlük iradi bir gerçekleştirimdir.İnsan özgürlüğü beşeri ve gayri beşeri tüm otoritelerin üzerinde mutlak bir varlığı kabül ile gerçekleşecektir.

"Herkes Kuran'da kendisinin değeri kadarını bulacaktır" ifadesi oldukça etkilemiştir beni. Evet devrim yapacağız da Kuranı nasıl okuyoruz ve ne kadar okuyoruz? 'Adımlarımızı sabit kılacaklardan uzaklaşmamalıyız' uyarısıydı adeta benim için.

Kuran, hicret, İslam'ın şartları, Rasulullah'ın örnekliğinden bahseden makalelerden sonra matematikteki toplam sembolü işaretini başlık olarak kullandığı bir makalesine geliyor sıra. Oldukça anlamlı bir başlıktı. Müslüman halkların özgürlük mücadelelerini,Avrupa kuşatmasına direnişleri,yenilişleri ve de hepsini kucaklayan o sembolü anlatarak bitiriyor Bilge Aliya...

Bir gün...Sisli bir kış havası ve günlerden Cuma. Müslümanlar devam eden Sırp bombardımanından korunmak için yüksek binaların duvar diplerinden hızlı adımlarla camiye koşuyordu.Ben de daha güvenlikli bulduğum için Cuma namazını Gazi Hüsrev Bey Camiinde kılmaya karar verdim.Cami,savaşa rağmen tıklım tıklım doluydu.Hocaefendi hutbedeyken Aliya,oğlu Baqır ve iki koruma girdi.Hoca hutbeyi durdurdu.Hürmeten yer almasını bekledi. Görevliler ayağa kalkıp en önde yer vermek istedi.Ancak Aliya,"Burası Allah'ın evidir.Burada farklılık olmaz.Allah katında en üstün olan,takva sahibi olandır. Herkes, bulduğu yere oturur. Ben burada oturacağım. Bilmiyoruz, belki hepimiz çiğnenecek,öleceğiz;amma İslamı inşallah çiğnetmeyeceğiz. Hocam lütfen hutbeyi tamamlayın." demişti. Aliya'nın o tavrıyla bütün cemaat duygulanmıştı..."diyor olaya şahit olanlardan biri.

Velhasıl bir Bilge geçti dünyadan, bir taş attı, bir şiir ateşledi, bir yumruk yükseltti, sesini yükseltti...

Bilvesile kendisine Allah'tan gani gani rahmet diliyorum. Konuyla ilgili bir belgesel önerisi: 2002 TYB en iyi belgesel ödülünü alan yönetmen Mahmut Fazıl Coşkundan: Aliya 3. Yol.

Ayrıca belgesel için:

: http://www.albarakaturk.com.tr.

:http:// www.facebook.com/aliyaizzetbegovic

 


  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


 

                            

YAZARLAR
UFUK KÜÇÜK
ZAMANSIZ, MEKÂNSIZ BİR HATIRA
SEDA Ç.
SAYIN SEN
YİĞİT KOÇ
İYİLİK ANLAYIŞLARI
UĞUR GÜVEN
----------ŞAŞIRMAK HAKKINI ELDE BULUNDURMAK-------------
REŞAT BAŞER
OSMANLI TUĞRASI BİZDEN ÖNCE
SAMİ EREN
SAHİ, İSMET ÖZEL 15 TEMMUZ AKŞAMI NEREDEYDİ?
RIFAT TÜRKARSLAN
DİNDARLIK
ASYA DENİZ
----ASYA DENİZ----SİYASETİ HEYBENİZDEN ATIN BİR KENARA
YASEMİN KARAMANLI
BAYRAM EĞLENCE MİDİR?
CİHAD YURDABAKAN
CEMİL MERİÇ:ENTELEKTÜEL BİR ÜS
TUĞBA ÖZDEMİR
ÖFKELİYİM
RAMAZAN EGE
----MEZHEP SAVAŞLARI YAHUT BİRLİKTELİK KAYGILARI ----
TAYFUN DEMİR
KISA NOTLAR -I-
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay | bu yıl
İstatistik

Site En iyi Mozilla Firefox ve Chrome Tarayıcısıyla 1024x768 Çözünürlükte Görüntülenir. Tüm Hakları Saklıdır.

AKLIMIZA DÜŞÜNCE 2011

EDİTÖR