Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle Arşiv RSS
ANASAYFA KOMŞULAR UYANSA YETER! YAZARLAR KÜNYE İLETİŞİM
KÜLTÜR SANAT BİZİM KİTAPLIK AKTÜALİTE TARİH POSTASI EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE DOSYA GEÇMİŞ DOSYALAR ARŞİV
» ORHAN ZAMAN - Küçük Fotoğrafı Görmek
22 Aralık 2013 Pazar 13:00
12
14
16
18

Şimdi var mıdır bilmem. Eskiden köylerde veya mahallelerde ağır abiler, elinden her iş gelen ve sorulan tüm sorulara az çok cevap verebilen adamlar olurdu. Bu adamlar konu ile ilgili hiçbir malumatı olmasa dahi önceki bilgi ve tecrübelerinden hareketle meseleyi ölçer tartar (analiz-sentez eder mi demeliydik) müşkül duruma düşüp kendisine danışan herkese makul bir yol gösterirdi. Vatandaşın çite-çubuğa, mala-davara dair değil de özellikle devletle ilgili olan problemlerine çözüm bulan bu tür insanlara her ağaç gölgesinde rastlandığını sanmayınız. Sayıları oldukça azdı.

Evvelde insan azlığı problem çokluğu vardı da şimdi insan çokluğu problem azlığı mı var? Ortaya bir mesele atılmaya görsün! Her kafadan bir ses çıkıyor ve herkes hemen birinci sınıf bir analist kesiliyor. Leş bulmuş akbaba misali konuya üşüşüyoruz. Velev ki mesele Ali Bey’in bankayla yaşadığı bir problem veya memleketin gündemindeki önemli bir mevzu olsun hiç fark etmiyor. Konuşuyor da konuşuyoruz. “Bence” diye başlayan ve “olması lazım” ile biten cümleler art arda sıralanıyor. Şayet bu çok önemli konu sizin müşkülünüzse avurtları şişire şişire yapılan konuşmanın sonuna da kendisinin veya en kötü ihtimalle Veli Bey’in başına gelmiş olan benzer bir hadise ekleniyor ki mevzu örneklendirilebilsin. Şimdi o meseleyle bu meselenin ne kadar birbirine benzediğine dair yeni bir meseleyle karşı karşıyasınızdır ki işin içinden artık hiç çıkamazsınız.

 Bir de şu benim bir türlü görmeyi beceremediğim büyük fotoğraflar var. (Eskiden de şaşı bak şaşırlara bakardım da hiçbir şey göremediğim için bir ben şaşıramazdım. Kargacık burgacık resimlere bakıp bakıp bana heyecanla “nasıl göremiyorsun?” diyen arkadaşlara da ifrit olurdum.) Farz edelim ki ortada çokça konuşulmaya başlayan bir mesele var ve sizin de bu meseleyle ilgili az çok malumatınız var. Olur ya arkadaş ortamında fikir beyan etmek istediniz. Konuyu öbürleri gibi tarihten veya Avrupa’dan örneklerle destekleyerek olmasa da sağlam ifadelerle açıkladınız. Aslında teziniz mantıklı da… Hemen şu cümlelerle karşı karşıya kalıyorsunuz: “Efendim, büyük fotoğrafı göremiyorsun” veya “meselenin arka yüzünü bilemiyorsun.” Şimdi bu öyle bir cümle ki hem tezinize mantıklı bir cevap veremiyor hem de sizi moronlukla suçluyor. “Hıg mıg” edip kendi dar düşüncenizle, boğazınızda yutamadığınız ve kolay kolay yutamayacağınız bir yumruyla baş başa kalıyorsunuz. Nerde kardeşim bu büyük fotoğraf, meselenin arka yüzüne nereden dolaşılır? Veya ne kadar okumalı, ne kadar görmüş-geçirmiş olmalı ve meselelere çapı kaç santimlik kameralara hangi açılardan bakmalıyız, lütfen söyleyiniz de biz de çapımızı bilelim.

Şimdi burada, büyük fotoğraf görmede mahir, usta analistlere bir çift sözüm olacak: Basit bir fizik kuralıdır. Resmi daha geniş görmek için geri çekilmek zorundasınız. Bu resmin içinde olmakla aynı şey değildir. Hadi resmin içinde olmak biz marabaların işi diyelim, ne kadar uzaklaşırsanız o kadar ayrıntı kaçırırsınız. Bazen ayrıntıları kaçırmamak gerekir, diyorum, diyorum ama kime diyorum ve kim bilir bunu derken hangi büyük fotoğrafları göremiyorum. Sonra bu dar-ı dünyada dümdüz, göründüğü gibi olan, yan yüzü, arka yüzü olmayan bir mesele bulayım da ona sarılayım, gözümün çözünürlüğünün kaldırabileceği kadar olan fotoğraflara bakayım desem, o bile yok. Hevesim kursağımda kalıyor. Hiçbir şey bizim bildiğimiz gibi değil maalesef. Bari bırakayım da büyük fotoğraflara bakmak siz büyük adamlara kalsın. Oh ne âlâ…

Çok iş az lafın olduğu, bir söyleyen çok dinleyenin olduğun zamanları; sakin sakin, ağır ağır konuşan, sadece akılla değil gönülle de konuşan, az ama öz konuşan adamları özlüyorum. Dua ile efendim.


  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


 

                            

YAZARLAR
UFUK KÜÇÜK
ZAMANSIZ, MEKÂNSIZ BİR HATIRA
SEDA Ç.
SAYIN SEN
YİĞİT KOÇ
İYİLİK ANLAYIŞLARI
UĞUR GÜVEN
----------ŞAŞIRMAK HAKKINI ELDE BULUNDURMAK-------------
REŞAT BAŞER
OSMANLI TUĞRASI BİZDEN ÖNCE
SAMİ EREN
SAHİ, İSMET ÖZEL 15 TEMMUZ AKŞAMI NEREDEYDİ?
RIFAT TÜRKARSLAN
DİNDARLIK
ASYA DENİZ
----ASYA DENİZ----SİYASETİ HEYBENİZDEN ATIN BİR KENARA
YASEMİN KARAMANLI
BAYRAM EĞLENCE MİDİR?
CİHAD YURDABAKAN
CEMİL MERİÇ:ENTELEKTÜEL BİR ÜS
TUĞBA ÖZDEMİR
ÖFKELİYİM
RAMAZAN EGE
----MEZHEP SAVAŞLARI YAHUT BİRLİKTELİK KAYGILARI ----
TAYFUN DEMİR
KISA NOTLAR -I-
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay | bu yıl
İstatistik

Site En iyi Mozilla Firefox ve Chrome Tarayıcısıyla 1024x768 Çözünürlükte Görüntülenir. Tüm Hakları Saklıdır.

AKLIMIZA DÜŞÜNCE 2011

EDİTÖR