Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle Arşiv RSS
ANASAYFA KOMŞULAR UYANSA YETER! YAZARLAR KÜNYE İLETİŞİM
KÜLTÜR SANAT BİZİM KİTAPLIK AKTÜALİTE TARİH POSTASI EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE DOSYA GEÇMİŞ DOSYALAR ARŞİV
» BİLAL BAHÇİ VE SAMET ÖZKAN - BOSNA’DA BEŞ TÜRK -2
04 Şubat 2014 Salı 20:00
12
14
16
18

BOSNA’DA BEŞ TÜRK -2-

BİLAL BAHÇİ & SAMET ÖZKAN

           Başçarşı’da gezerken yolumuzun üstünde bulunan Gazi Hüsrev Camiine uğradık.Cami avlusunda hem Osmanlı hem de Bosna savaşında şehid olanların kabirleri var. Birer Fatiha okuduk. Sadece biz yolcular değil, camiye her gelen Fatiha okumadan camiye girmiyor. Öğle vakti girmişti.
              Ezan bizim ülkemizde önceleri olduğu gibi minareden okunuyor. Bizim için alışılmış bir manzara değil. Ezan bitene kadar, gözümüz minareyi, müezzini izledi. Başçarşı’nın üst tarafından Aliya’nın Bilge Kral’ın kabrinin de bulunduğu şehitliğe doğru yürüdük. Şehitliğin şehrin dışında değil, bilakis şehrin içinde, şehirle iç içe olduğunu gördük. Yaşamın merkezindeydi şehitlik. Burada yaşanan savaş, mücadele ve ölüm hep hatırlanır, unutulmaz kılınmıştı. Evlerdeki kurşun deliklerinin yanı sıra, şehitlik te unutulmasın diye hep göz önünde ve ilgiden koparılmadan ziyaret edilmekte. Aliya’nın kabrinde eli göğsünde Bosnalı asker nöbet tutmakta.
              Biraz ileride nöbeti devralmayı bekleyen bir başka asker beklemekte. Bizim Bordo bereli askerlerimize benzeyen bordo bir şapkayla, pardon bereyle bekleyor askerler. Doğu ve Batı arasında mazlum ve yetim bırakılmış bir milletin askerleri. Ne Doğudan ne de Batıdan yardım görmemişler. Ama mücadelelerini devam ettirmişler. İşte o askerlerin Bilge Kraıl, Aliya İzzet Begoviç ve askerleri. Ruhun şad olsun Bilge Kral. Fatihalarımızı, gönderilen selamları iletirken biraz oturuyoruz. Mezarlıkta ölümü, dünya savrulmalarını düşünmek güzel bir gelenektir. Selamlar verip ayrılıyoruz.Saraybosna’nın en yüksek yerine çıkmaya niyetleniyoruz. Saraybosna’yı kuş bakışı izlemek istiyoruz. Bu niyetimizi başarıyoruz. Bu tepe savaş zamanı işgalcilerin şehre bomba yağdırdıkları bir tepe. Şehrin neredeyse tamamını gözlemliyoruz. Şehrin etragı dağlarla çevrili. İşgalciler, üç gün içinde bambaladıkları şehrin düşeceğini planlamışlar. Hemen hemen her yeri bombalamışlar. Osmanlı Dönemi eserleri, nedense, bombalanmamış. Ele geçirdiklerinde turizm kayıpla
rını hesaplamışlar, ne gavurluk! Ancak planları tutmamış. Yüz geri defolup gitmişler. Gitmeleri zor olmuş ama gitmişler. 
           Şehir merkezine, Başçarşı’ya geri dönüyoruz. 
Bir sonraki durağımız, İstanbul Eğitim ve Kültür Merkezi. İHH, hani ülkemizde tırları durdurulan, paralelcilerin uğraştıkları vakıf, tarafından faaliyete kazandırılan bir kurum. 2010 yılında işlerlik kazanmış. İstanbul Eğitim ve Kültür Merkezi’nin başında Feyza Hanım var. Feyza Tanok Şehbayraktarevic. İlk dört sene Sümeyye Vakfı, son dört senedir de İEKM olarak hizmetlerde bulunan vakıfta Feyza Hanım’ı beklerken Feride Hanımla tanıştık. Aslen Saraybosnalıymış Feride Hanım. Savaştan önce, çok önemli bir kavram savaştan önce. Her değişim faaliyetleri ve direnç, vakıf insan olma için önemli bir kavram savaş. Milattan önce gibi bir şey. Ölümden önce ve sonra gibi bir şey, öyle anlatıyorlar. Biz de anlıyoruz. Ama gerçekten anlıyoruz. Evet, Feride Hanım’ın eşi, savaştan önce, Filistin Mücadelesinde bulunmuş ve şehit olmuş. Savaş dönemi zorluklarından, sıkıntılarından bahsetti bize. Şehrin tepelerine mevzilenen nişancıların, çarşıdaki insanları hedef gözeterek öldürdüklerini söyledi. 

           Su, gıda, elektrik yokluğudolayısyla çekilen sıkıntıları, Türkçesiyle, dilinin döndüğü kadar anlattı, aktardı. Eşiniz vefat ettiğinde, daha savaşın başında, diğer seneler, tam üç yıl, hayatta kalmay, direnmeyi nasıl başardınız? Sorumuza. Kısa bir cevap ama çarpıcı bir cevap verdi. 
            “- Kitap yazılır.” Sonra devam etti: 
       “-Allah’ın takdiri, Kur’an okuyarak sabrettim, direndim. O zamanlar oğlum Muhammed, hastaydı. Babasının ölümü de etkilemişti. Ne hastane, ne ilaç. Yoktu ki. Tedavi için kalktık Almanya’ya gittik. Çok şükür iyileşti. Muhammed, o zaman 14 yaşındaydı. Şimdi, Üniversiteyi bitirdi. Çok ta güzel Türkçe biliyor.” (Buradaki merkezden öğrenmiş.)
          O zorluklar Feride Hanım’ın yüzünden tebessümü hiç eksik etmemiş. Tebessüm ve huzur dolu bir çehre işte Feride Hanım. Huzurlu. Geleceğe umut ve güvenle bakıyor. Konuştuğu kim olursa, hele misafirler, Türkler ise, sevecenliğini güler yüzünü daha bir artırıyor. Sanki bir öğretmen edasıyla, ilköğretim öğretmeni sıcaklığı ile, savaşı, zorlukları, direnmeyi bir etkinlik edasıyla yerine getirdi. Feyza Hanım gelmişti. Sohbetimiz onunla devam etti. İyi ki gelmiştik buralara. Feyza Hanım, Eğitim Öğretim işlerinin yanı sıra, hayır hasenat işleri, ramazan kumanyaları, iftarlar, Kurban etlerinin dağıtılması. Şehid ve gazi ailelerinin ihtiyaçları gibi işlerle uğraştıklarını, bu işlerin sevk ve idarelerinde bulunduklarını anlattı. Kafamız allak bullak olmuştu. Yol yorgunluğunu unutmuş, düşüncelere dalmıştık. Müsaade istedik ayrıldık.Giderken bir isteği olup olmadığını sorduk. “- Ve İyiliklerinize, yardımlarınıza ihtiyacımız var. Eşinize dostunuza, çevrenize bunu ulaştırın.” Dedi. 
               O kadar iş vardı ki, yardımlar, taşınan, yerleştirilen, sayılan, yazılan, dağıtılan, yetiştirilmeye çalışılan iyilikler, güzellikler, hasenatlar. Savaş, acılarıyla birlikte, ihtiyaçları da koymuş gitmişti. Bir avuç insan, yüz yılın iyilik hareketini, yapmaktaydı. Engelli olupta, tekerlekli sandalyeye ihtiyaçlarının çok olduğunu, var olanlarında pahalı olduğunun alam gücünün zayıf olduğunu söyleyen Feyza Hanım, İSTANBUL EĞİTİM KÜLTÜR MERKEZİ başkanı, ihtiyaçlarıyla sizlere selamlar gönderdi.
 

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


 

                            

YAZARLAR
UFUK KÜÇÜK
ZAMANSIZ, MEKÂNSIZ BİR HATIRA
SEDA Ç.
SAYIN SEN
YİĞİT KOÇ
İYİLİK ANLAYIŞLARI
UĞUR GÜVEN
----------ŞAŞIRMAK HAKKINI ELDE BULUNDURMAK-------------
REŞAT BAŞER
OSMANLI TUĞRASI BİZDEN ÖNCE
SAMİ EREN
SAHİ, İSMET ÖZEL 15 TEMMUZ AKŞAMI NEREDEYDİ?
RIFAT TÜRKARSLAN
DİNDARLIK
ASYA DENİZ
----ASYA DENİZ----SİYASETİ HEYBENİZDEN ATIN BİR KENARA
YASEMİN KARAMANLI
BAYRAM EĞLENCE MİDİR?
CİHAD YURDABAKAN
CEMİL MERİÇ:ENTELEKTÜEL BİR ÜS
TUĞBA ÖZDEMİR
ÖFKELİYİM
RAMAZAN EGE
----MEZHEP SAVAŞLARI YAHUT BİRLİKTELİK KAYGILARI ----
TAYFUN DEMİR
KISA NOTLAR -I-
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay | bu yıl
İstatistik

Site En iyi Mozilla Firefox ve Chrome Tarayıcısıyla 1024x768 Çözünürlükte Görüntülenir. Tüm Hakları Saklıdır.

AKLIMIZA DÜŞÜNCE 2011

EDİTÖR