Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle Arşiv RSS
ANASAYFA KOMŞULAR UYANSA YETER! YAZARLAR KÜNYE İLETİŞİM
KÜLTÜR SANAT BİZİM KİTAPLIK AKTÜALİTE TARİH POSTASI EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE DOSYA GEÇMİŞ DOSYALAR ARŞİV
» AHMET MİTHAT - GENEL İZLEYİCİ(!) KİTLESİ
12 Haziran 2013 Çarşamba 09:00
12
14
16
18

Doğan Cüceloğlu’nun aile kavramıyla ilgili internette dolaşan bir yazısı üzerine ve ebeveynlerle alakalı bir yazı: Maaile okunabilir.

İnsanın, hayatı boyunca aldığı eğitimin en temel ve esaslı kısmı ailesinden aldığı eğitimdir. Bir annenin, babanın, çocuğuna verdiği maddi, manevi dersler, şefkat tohumları ve ona sevgiyi öğretmeleri bir çocuk için parlak bir geleceğe atılan en büyük adımların başındadır. Çocuğun, ailede, özellikle küçük yaşlarda gördüğü şefkat ve merhamet, bereketli bir tohumun meyve vermesi gibi sağlam bir kişiliğe sahip olmasını sağlar.

Aile, çocuğun kendisini en mutlu ve rahat hissettiği bir yerdir. Bu anne ve baba için de böyledir. Mutlu bir yuva, ailenin adeta küçük bir cennetidir. Bu mutluluğun devamı da özellikle anne babaya bağlıdır.

Bir insan yetiştirmek, topluma ve ülkesine faydalı bireyler meydana getirebilmek, ailenin asıl vazifesidir. Çocuklarımızla ilgilenmek adına acaba ne kadar vakit ayırıyoruz. Yoksa onlar için çalışıyor, onların dedikleri alıyoruz zaten deyip vicdanımızı temize mi çıkarıyoruz. İlgilenmenin adı bu değildir. Maalesef, bu noktada bir algı yanlışlığı söz konusudur. Bugün, bizler çocuk yetiştirmeyi, onun maddi ihtiyaçlarını karşılamaktan, yani üstünü başını temin etmek, bilgisayar vb. almak, cebine harçlığını koymaktan ibaret sanıyoruz. Halbuki bunlar zaten büyüme ve gelişme sürecinde ilerleyen ve bir kısmı olmazsa olmaz şeyler değillerdir. Mesela bir çocuk bilgisayarı olmadan da ya da çeşit çeşit elbiseleri, albenili oyuncakları olmadan da sağlıklı bir şekilde büyüyebilir. Önemli olan evlatlarımızın duygusal ve manevi ihtiyaçlarını giderebilmemizdir. Maddi olarak her ihtiyacı karşılanmış fakat bir ortaokulu bitirdiğinde (örneğin) yerlere çöp atmamasının gerekliliğini anlayamamış bir çocuk maalesef kazanılmış bir değer değildir.  Çocuğun vücudunu besleyip ruhunu doyurmayan bir anne baba evladına en büyük kötülüğü yapmış olur.

Günümüzde, bir öğrencinin dikkatini dağıtacak pek çok etken söz konusudur. Ve bütün bu etkenlere çocuğun ulaşması çok da kolaydır. Bizler, anne baba, ebeveynler olarak bu olumsuz etkilere karşı evlatlarımızı muhafaza edebilmeliyiz. Mesela, okullarda, veliler en çok çocuklarının ders çalışmamasından, sürekli tv ve bilgisayar başında vakit geçirmelerinden şikayet etmektedirler. Ve suçlu olarak da çocuklarının bu delice arzusunu göstermektedirler. Halbuki henüz büyümesini ve gelişmesini, hayata algısını tamamlamamış bir çocuk için bu kadar ağır bir suçlama doğru değildir.

Bizler evlatlarımıza neyi gösterirsek onlar da onu uygularlar. Kendi hayatımız onlar için bir modeldir. Yaptığımız her davranış bir şekilde onların zihninde yer etmektedir. Bu manzara içinde akşam olduğunda tv başına geçip dizisini, futbolunu, yarışmasını izlemeye başlayan anne baba, bu esnada çocuğuna “sen git öteki odada dersini yap” dediğinde acaba ne kadar etkili ve doğru olmuş olur. Ya da çocuğuyla beraber ruhsal ve ahlaki yönden olumsuz bir programı seyreden bir anne baba ne kadar masumdur! Maalesef bugün pek çoğumuz bu ve benzeri alışkanlıklar içinde evlatlarımızı ihmal ediyor ve neticesinde de suçlu olarak onları gösterebiliyoruz. Evlatlarımızın safi ve temiz zihnini bulanıklaştırmamak ailenin en birinci vazifesidir. Bu anlamda özellikle tv ve bilgisayar konusuna dikkat etmeli, her programı izle(ttir)memeli, bu konuda bir otokontrol mekanizması geliştirmeliyiz. Akşam olduğunda bir saat bile olsa, bütün bir aile bir araya gelip televizyonu kapatıp ortak “verimli” vakit geçirebilirler. Bu, ödev yapma, sohbet etme, gün içinde yaptıklarını değerlendirme gibi basit ama verimli şeylerden oluşabilir.

Çocuklarımızla ilgilenmek adına acaba ne kadar vakit ayırıyoruz. Yoksa zaten onlar için çalışıyor, onların dedikleri alıyoruz zaten deyip vicdanımızı temize mi çıkarıyoruz. İlgilenmenin adı bu değildir.

Unutmamak gerekir ki evlatlarımız bizim en değerli varlıklarımızdır. Onları en iyi şekilde yetiştirmek de en asli vazifemizdir.

 


  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


 

                            

YAZARLAR
UFUK KÜÇÜK
ZAMANSIZ, MEKÂNSIZ BİR HATIRA
SEDA Ç.
SAYIN SEN
YİĞİT KOÇ
İYİLİK ANLAYIŞLARI
UĞUR GÜVEN
----------ŞAŞIRMAK HAKKINI ELDE BULUNDURMAK-------------
REŞAT BAŞER
OSMANLI TUĞRASI BİZDEN ÖNCE
SAMİ EREN
SAHİ, İSMET ÖZEL 15 TEMMUZ AKŞAMI NEREDEYDİ?
RIFAT TÜRKARSLAN
DİNDARLIK
ASYA DENİZ
----ASYA DENİZ----SİYASETİ HEYBENİZDEN ATIN BİR KENARA
YASEMİN KARAMANLI
BAYRAM EĞLENCE MİDİR?
CİHAD YURDABAKAN
CEMİL MERİÇ:ENTELEKTÜEL BİR ÜS
TUĞBA ÖZDEMİR
ÖFKELİYİM
RAMAZAN EGE
----MEZHEP SAVAŞLARI YAHUT BİRLİKTELİK KAYGILARI ----
TAYFUN DEMİR
KISA NOTLAR -I-
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay | bu yıl
İstatistik

Site En iyi Mozilla Firefox ve Chrome Tarayıcısıyla 1024x768 Çözünürlükte Görüntülenir. Tüm Hakları Saklıdır.

AKLIMIZA DÜŞÜNCE 2011

EDİTÖR