Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle Arşiv RSS
ANASAYFA KOMŞULAR UYANSA YETER! YAZARLAR KÜNYE İLETİŞİM
KÜLTÜR SANAT BİZİM KİTAPLIK AKTÜALİTE TARİH POSTASI EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE DOSYA GEÇMİŞ DOSYALAR ARŞİV
» FERDA GEZEN - ARAP İSRAİL SAVAŞLARI
20 Temmuz 2014 Pazar 23:00
12
14
16
18

                Arap-İsrail Savaşları

FERDA GEZEN

            Geçmişte aynı kökene sahip bu iki ulus arasındaki anlaşmazlık 1948-1973 arasında 4 savaşa neden olmuştur. Bu savaşlar 2. Dünya savaşından sonra dünya tarihinde yaşanan belli başlı sıcak savaşlardandır (Kore Savaşı, Vietnam Savaşı).

             I. Arap-İsrail Savaşı(1948):    

            1947’de İngiltere Filistin sorununu BM’ye götürdü. Aynı yıl Filistin Özel Komitesi kuruldu ve Filistin’in Arap ve Yahudi olmak üzere ikiye bölünmesi, manda yönetiminin sona ermesi ve Kudüs için uluslar arası bir rejimle yönetilmesi kararı verildi. Bu Arapların tepkisine neden oldu. 1948’de İsrail’in bağımsızlığını ilan etmesiyle ilişkiler iyice gerildi ve savaşa neden oldu. İsrail’in bağımsızlığını ilk tanıyan ülke ABD oldu.

            Savaş Arap devletlerinin (Mısır, Irak, Suriye, Ürdün, Suudi Arabistan ve Lübnan) mayıs 1948’de taarruzu ile başladı. Arap kuvvetleri 80 bin civarı, İsrail kuvvetleri ise 60 bin kişi civarıydı. İsrail Arap taarruzunu durdurduktan sonra karşı saldırıya geçti. Güneybatıda Mısır’a yöneltilen harekat On Bela muharebeleri adı altında sürdürüldü. Suriye’ye karşı uygulanan harekat ise ayrı bir cephe halinde gerçekleşti. Bu cephedeki harekat Filistin Kurtuluş Ordusu’na karşı Hiram Harekatı adıyla sürdürüldü. 

             Mısır cephesindeki ateşkes 7 ocak 1949’da gerçekleşti. Suriye-Lübnan cephesindeki Hiram Harekatı da 31 ekim 1948 de ateşkesle durdu. BM aracılığı ile Rodos’ta yapılan görüşmeler sonucu anlaşma sağlandı.

            Birinci Arap-İsrail savaşının nedeni İsrail’in bağımsızlığını ilan etmesi ve Arap devletlerinin buna tepki göstermesidir. Başlangıçta gerilla mücadelesi şeklinde başlayan çatışmalar gittikçe büyüdü ve Arap devletlerinin savaşa girmesine yol açtı. Araplar bu savaşta beraberlik göstermiştir. İsrail güçleri ise Sion teşkilatı tarafından oluşturulmuş milis güçlerden muharip güçlere dönüşüvermişlerdi. Arap devletleri ayrı yönlerden İsrail’e saldırsa da iyi koordine olamadıkları için başarılı olamadılar.

            Bu savaşın sonucunda İsrail topraklarını 3te1 oranında büyüttü. Tarihsel Filistin’in kalan toprakları Ürdün ve Mısır arasında paylaştırıldı. Kudüs’ Ürdün ve İsrail ortak oldu. Bir milyon Filistinli mülteci duruma düştü. İsrail fiilen kurulmuş oldu ve ABD dışındaki ülkelerce de tanındı.

                 II. Arap-İsrail Savaşı(1956):

             İkinci Arap-İsrail savaşı öncesi dünyanın siyasal durumu şöyleydi. Mısır’da Kral Faruk yönetimi devrilmiş ve Cemal Nasir iktidarı ele geçirmişti(1954). Cemal Nasir İngiliz birliklerinin Kanal bölgesinden çıkmasını istedi ve Süveyş Kanalını millileştirdi(1956). Bundan rahatsız olan İngiltere ve Fransa yakınlaştı. SSCB ise Orta Avrupa’da Macaristan olaylarına bağlanmıştı. Mısır’daki Cemal Nasir rejimi Araplar arasında siyasal ve ekonomik birleşmeyi teşvik ediyordu.

             Savaş öncesinde, 1948 ateşkesinin gereği olarak oluşturulan 200 kmlik tampon bölgede kontrol çabaları, yerleşme merkezleri kurulması, su anlaşmazlıkları çıktı. Bu arada Mısır karakollarına tecavüz olayları ve Gazze Baskını gerçekleşti.

             Savaş Macaristan olaylarının alevlendiği bir dönemde 29 ekim 1956’da İsrail’in saldırısıyla başladı. Arap cephesi(Mısır, Suriye, Ürdün) savaş öncesi güçlerini bir komutanlık altında toplama kararı almıştı. İlk İsrail taarruzu Sina çölü üzerindeki Mitla Geçidi’ne yöneltildi. Mısır kuvvetleri baskına uğradığı için geri çekilmek zorunda kaldı. İsrail ordusundan başka bir kol da Süveyş Kanalı’na yaklaştı. Başka bir kol ise Gazze’ye yöneldi.

            Mısır’a karşı yapılan bu harekat ile Sina Yarımadası’nın büyük kısmı İsrail kontrolüne geçti. Bunun öncesinde İngiltere ve Fransa taraflara ültimatom vererek kanaldan 16 km geri çekilmelerini istedi. Mısır bunu reddedince İngiltere ve Fransa’da harekata katıldı. Mısır havaalanları bombalandı.

                 Bu harekat önce SSCB’nin sonra ABD’nin karşı tutumuyla ve BM’in ateşkes çağrısıyla 7 kasım 1956’da sona erdi.

            Bu savaş İngiliz ve Fransızların da katılmasıyla ilginçleşmiştir. Bu devletlerin savaşa girme sebepleri Süveyş üzerindeki çıkarları idi. Çünkü Cemal Nasir 26 temmuz 1956’da Süveyş Kanalı’nın statüsünü değiştirmiş ve kanalın hisse senetlerini millileştirmişti.

            Bu savaşta SSCB’nin Avrupa’daki meşguliyetinden faydalanmak isteyen İngiltere ve Fransa bir oldubittiyle Süveyş’in kontrolünü ele geçirmek istediler. Fakat SSCB ve ardından ABD buna karşı tavır takınınca amaçlarına ulaşamadılar. Savaşın bitmesiyle bölgeye BM kuvvetleri gönderildi. Bu kuvvetler İngiliz ve Fransızların boşalttığı şehirlere ve Sina Yarımadasına yerleşti.

             III. Arap-İsrail Savaşı(1967):

            Bu savaş öncesinde Mısır’ın Süveyş’ten geçen İsrail gemilerine sıkı denetim uygulaması ve Filistinli komandoların İsrail kuzeyindeki baskınları gerilimi arttırdı. Ayrıca Mısır ve Suriye’nin Ürdün nehrinin yatağını Arap devletleri lehine değiştirme projesi de savaşa giden yolda etkili oldu.

        Mısır Başkanı Cemal Nasir’in BM’den Mısır-İsrail sınırını koruyan BM güçlerinin geri çekilmesini istemesi savaşın yaklaştığını gösteriyordu. Mısır’ın Akabe Körfezini İsrail’e kapatması İsrail’de savaş hazırlıklarını başlattı. Mısır, Ürdün, Irak ve Kuveyt’in olağanüstü hal ilan etmelerinin ardından İsrail’de olağanüstü hal ilan etti.

            Savaş öncesi Mısır 3 noktada, Ürdün sınırda, Suriye 1 sınırda 1 geride yığınak yaptı. İsrail ise serbest ve hızlı hareket edebilecek motorize zırhlı birlikler hazırlamıştı.

            Sina cephesinde harekat 5 haziran 1967’de İsrail taarruzu ile başladı. İsrail ordusu bir yarma harekatı ile Mısır cephesini yardı. Sina’daki Mısır ordusunun muharebe gücü yok edildi. Ürdün cephesinde Ürdün ordusu Irak ve Mısır güçleriyle takviye edilmişti. Çarpışmalar Kudüs’te başladı. İsrail bu cephede de başarılı oldu. Suriye cephesinde ise Suriye ordusu Golan tepelerinde toplanmıştı. İsrail taarruzu ile cephe yarıldı.

            Bu savaşta deniz mücadeleleri de oldu. Mısır donanması İsrail donanmasına göre epey üstündü. Fakat İsrail’in Mısır donanma üslerinden birine yaptığı baskınla bir kısmı yok edildi. Bu savaşta hava harekatları da önemli bir yer tutar. Hava harekatları sonucu Mısır hava kuvvetleri büyük zarar görürken İsrail üstünlüğü vardı.

       Bu savaşta Arap devletleri kendi iç güvenliklerini düşünerek savaşa gereken güçte katılmamışlardı. Bu da İsrail’in işini kolaylaştırmıştı. Bu savaş sonucunda İsrail Sina Yarımadası’nı Süveyş kıyılarına kadar, Ürdün’ün batısını ve Suriye’nin Golan tepelerini işgal etmiş oldu.

            IV. Arap-İsrail Savaşı(1973):

ª      Fransa’nın üçüncü Arap-İsrail savaşına katılan ülkelere artık silah satmayacağını duyurmasından sonra İsrail denizcileri Fransa’nın Cherbourg(Şerburg) Limanındaki 6 gemiyi kaçırınca İsrail ve Fransa’nın ilişkileri bozuldu.

ª       ABD dışişleri bakanı Rogers’ın girişimleri Süveyş Kanalının trafiğe açılmasına yetmedi.

ª      İsrail 1971’de Federal Almanya ile arasını düzeltti.

ª      İsrail 1973’te ABD’den önemli miktarda ekonomik yardım sağladı.

ª      Suriye ve Mısır, İsrail’le anlaşmak için işgal edilen topraklarının geri verilmesini istiyorlardı.  

ª      ABD’nin İsrail’in işgal ettiği toprakları geri vermesi konusunda çözüm üretmemesi Arapları kızdırıyordu.

ª      SSCB Arap devletlerine kontrollü bir yardım da bulunuyordu. Teknisyenler ve danışmanlarda göndermişti.

İsrail, Mısır ve Suriye’deki SSCB görevlilerinin ve ailelerinin tahliye edilmesini bir savaş hazırlığı olarak gördü ve kısmi seferberlik ilan etti.

              Dördüncü Arap-İsrail Savaşı Mısır, Suriye ve İsrail kuvvetleri arasında gerçekleşti. İsrail’in Yom Kippur adı verilen dini bayramının olduğu gün 6 ekim 1973’te Mısır ve Suriye baskın taarruzu ile harekata başladı. Mısır gücünün çoğunu kullanarak Süveyş’in doğusuna geçmeyi hedefliyordu. Suriye ise son savaşta kaybettiği toprakları aldıktan sonra İsrail ordusunu Anti Lübnan Dağlarına itip yok etmeyi planlıyordu.

            Suriye cephesinde, Suriye ordusu kaybettiği toprakların bir kısmını geri alarak ilerledi. Fakat İsrail güçleri Suriye güçlerini Golan Tepelerinde durdurdu. Daha sonra karşı taarruzla Suriye güçlerini 1967’deki sınırlara geri itti. Daha sonra ikinci bir taarruzla bu sınırları da geçen İsrail Şam’ı hedef almaya başladı. Suriye ordusu başkenti korumak için bir savunma hattı hazırladı ve bu hat Irak, Fas, Ürdün ve Suudi Arabistan’dan gelen askerlerle takviye edildi. Yaşanan muharebeler sonucunda İsrail, Suriye içinde 20 km derinlikte ve 40 km genişlikte bir araziyi işgal etti.

            Sina cephesinde ise Mısır ordusu önemli bir kuvveti kanalın doğusuna geçirerek İsrail mevzilerine saldırdı. İsrail o ana kadar başarılı olduğu Suriye cephesindeki birliklerinden bazılarını Sina cephesine kaydırmak zorunda kaldı. Bunun ardından İsrail güçleri Süveyş’in batısına geçmeyi başardı. Hatta Kahire’ye doğru ilerlemeye başladılar. BM’nin ateşkes çağrısını dinlemeyen İsrail ilerlemeye devam etti. SSCB tek taraflı olarak bölgeye asker gönderme kararı aldı. ABD’de silahlı kuvvetlerine alarm verdi. Ve BM barış gücü bölgeye gelerek ateşkesi sağladı.

            Dördüncü savaş Arap devletlerinin baskın harekatı olduğu için ve İsrail’e ağır kayıplar verdirdiği için ilginçtir. Arap devletleri önceki savaşlardan ders çıkararak hareket etmişlerdir. Fakat Arap baskınının yavaş ilerlemesi İsrail’in seferberliği tam olarak gerçekleştirip ateş gücünü dengelemesine neden oldu ve durumu değiştirdi. Ayrıca dördüncü savaş süper güçlerin mücadelesine sahne olmuştur. ABD ve SSCB yeni geliştirdikleri silahlarını savaşan taraflara vermişlerdir. ABD’nin silah yardımı İsrail’in cephelerde üstünlüğü ele geçirmesinde önemli rol oynadı. Bu desteğin büyük kısmı uçaklar ve çöl muharebelerinin en önemli silahı tanklardan oluşuyordu. SSCB’de Arap devletlerine silah yardımında bulunmuş fakat Arap devletleri bunu başarıya dönüştürememiştir. İsrail’in iki gün içinde seferberliği tamamen gerçekleştirmesi, kadınlar dahil tüm vatandaşlarını savaş için eğitmesi ve hızlı lojistik sağlaması gibi etkenler Arap devletlerine üstünlük kurmasında etkili olmuştur.

 


  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


 

                            

YAZARLAR
UFUK KÜÇÜK
ZAMANSIZ, MEKÂNSIZ BİR HATIRA
SEDA Ç.
SAYIN SEN
YİĞİT KOÇ
İYİLİK ANLAYIŞLARI
UĞUR GÜVEN
----------ŞAŞIRMAK HAKKINI ELDE BULUNDURMAK-------------
REŞAT BAŞER
OSMANLI TUĞRASI BİZDEN ÖNCE
SAMİ EREN
SAHİ, İSMET ÖZEL 15 TEMMUZ AKŞAMI NEREDEYDİ?
RIFAT TÜRKARSLAN
DİNDARLIK
ASYA DENİZ
----ASYA DENİZ----SİYASETİ HEYBENİZDEN ATIN BİR KENARA
YASEMİN KARAMANLI
BAYRAM EĞLENCE MİDİR?
CİHAD YURDABAKAN
CEMİL MERİÇ:ENTELEKTÜEL BİR ÜS
TUĞBA ÖZDEMİR
ÖFKELİYİM
RAMAZAN EGE
----MEZHEP SAVAŞLARI YAHUT BİRLİKTELİK KAYGILARI ----
TAYFUN DEMİR
KISA NOTLAR -I-
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay | bu yıl
İstatistik

Site En iyi Mozilla Firefox ve Chrome Tarayıcısıyla 1024x768 Çözünürlükte Görüntülenir. Tüm Hakları Saklıdır.

AKLIMIZA DÜŞÜNCE 2011

EDİTÖR